Kayyum temizler

Geçim sıkıntısından şikâyet eden Başbakan konuştukça açık veriyor. Savunmaları "Özrü kabahatinden büyük" sözünü hatırlatıyor.

Haberin Devamı

Geçim sıkıntısından şikâyet eden Başbakan konuştukça açık veriyor. Savunmaları "Özrü kabahatinden büyük" sözünü hatırlatıyor.

Önceki gece TV8'de "Ticaret yapmasak çocuklarımızı okutmakta zorluk çekeriz" dedi. Bu açıklaması, bilinen bir gerçeğin değiştiğini mi haber veriyor? Çocuklarının Amerika'da aile dostu bir işadamının parasıyla okuduğunu biliyorduk. Erdoğan Başbakan olduktan sonra bu yardımı artık kabul etmeyeceğini mi bildirdi?

Para para para
Almanya Başbakanı Schröder'in maaşı ile kıyaslamanın nereden çıktığı merak konusu idi. Erdoğan TV8'de buna da açıklık getirdi: Türkiye'ye geldiğinde Schröder'e maaşını kendisi sormuş, düşünebiliyor musunuz!

"15 bin euro" cevabını alınca "Bizim aldığımız da 3 bin küsur euro'ya tekabül ediyor" demiş. Schröder sözünü esirgemeyen şakacı biri olsaydı "Size bizim orada başbakan olmaya çalışmanızı öneririm" diyebilirdi..

Şu sözü devlet adamlığına terfi etmek isteyen siyasetçiler hiç unutmamalı: "Parayla satın alınabilecek şeylere sahip olmak çok iyidir. Yeter ki parayla satın alınamayacak çok şeyler bu arada kaybolmasın.."

Almanya Başbakanı Türkiye Başbakanı'ndan beş kat fazla alıyor. Bu doğru ama Almanya'da hakim, öğretmen, polis, doktor maaşları da Türkiye'dekinden neredeyse on kat fazladır. Çünkü fert başına düşen gelir iki ülke arasında on katını buluyor. Anadolu'da "Ne kadar ekmek, o kadar köfte" derler.

Temiz siyaset
Devlet yetkisi kullanırken ticaret yapmak, köfteyi artırmanın yolu mudur? Hayır, çünkü yasanın suç saymadığı her fiil ahlâki değildir. Başbakan Erdoğan, "Şirketlerine kayyum tayin etsinler ve Başbakan fiilen ticaretin içinde olmaktan kurtulsun" önerisini de cevapladı: "Hukukta kayyum tayini yok.."

Hukukta kayyum tayini vardır. Bizde olmayan yasadır. Erdoğan'ın Türkiye'yi üyesi yapmak için çırpındığı AB ülkelerinde iktidar yetkisi kullananlar asla ticaret yapmıyor, şirketleri varsa yönetimini kayyuma devrederek ilişkilerini donduruyorlar.

Kimse ona "şirketini dağıt veya hayır kurumuna bağışla" demiyor. Temiz siyaset vaadine sadık bir başbakan, hele anayasa değiştirecek bir oy gücüne de hükmediyorsa kayyum güvencesini sisteme kazandırmak zorundadır.

Milletvekili dokunulmazlıkları ile ilgili taahhüdünü bile tutmayan Erdoğan'dan böyle bir özveri bekleyebilir miyiz?

DİĞER YENİ YAZILAR