Kavşağa doğru

Haberin Devamı

Şehitler, bayrak bayrak şehitler... Onlara annelerin feryatları ve milletin sessiz hıçkırıkları eşlik ediyor.

“Resmimi çekmeyin, annem beni Erzurum’da biliyor” diyen Mehmetçik, savaşın içinde uyuyan barışı uyandıracak olan mucizeyi temsil ediyor olabilir mi?

Dileriz öyledir.

Anacığı onu Erzurum’da bilsin istemiş.

O sınırda; üstelik kendi isteğiyle gitmiş!

Annesini kutsal görevinin kaygı ve merak yükünden korumaya çalışıyor.

Genç bir adamın yüreğine bu kadar sevgi, bu kadar kahramanlık nasıl sığar Allahım?

Bir ölümlünün bedenine bu kadar mı yakışır ölümsüzlük?

Yitirilen fidanların sayısı arttıkça Türkiye için için kaynayan dev bir volkana dönüşüyor. Evlâtlarının öcünü almaya kararlı bir duruş görememek kalabalıkların kontrol edilmelerini güçleştiriyor.

Aslında tarihi sorumluluğu ağır kararların verileceği bir dönemden geçiyoruz.

Hükümet yetkiyi aldı. Bu imkânın doğru kullanılması, askeri operasyonun zamanını sürpriz etkisi yapacak biçimde bizim tayin etmemize bağlıdır.

Cüretin kaynağı

PKK da bu şansı kullandırmamak için elinden gelen melâneti yapıyor.

Riski yüksek eylemleri göze alarak varmak istedikleri hedef, hükümet halkın intikam beklentisini kendi seçeceği bir zamanda değil derhal karşılamaya mecbur kalsın ve şok yaratma avantajını kaybetsin...

Bu oyunu destekleyen tahriklere Barzani’den sonra Talabani de katıldı. PKK elebaşılarının teslim edilmesini isteyen Türkiye’ye değil bir Kürt’ü, bir kediyi bile teslim etmeyeceklerini söyledi.

Bu cüretin kaynağı Amerika’dır. Amerikan Dışişleri Bakanı Rice’ın birkaç gün beklememizi niçin istediğini düşünürken fazla umuda kapılmayalım.

Ama Washington’a hatırlatmakta yarar vardır:

PKK Amerika’dan aldığı cüretle tüm kozlarını aynı anda oynuyor. Türk askerini Kuzey Irak’a çekmek için yeni bir kışkırtıcı eylem daha yapabilir. Bunun tarihi vebali ABD’nin boynuna olacaktır!

Yani Türkiye’nin meşru savunma tedbiri olan sınır ötesi operasyon hakkını hemen kullanmayacağını açık etmesi doğru bir politika değildir.

Yetersiz ellerdeyiz

Başbakan medyaya işini öğretecek yerde arkadaşlarını iyi yönetmelidir.

Ukrayna’daki bir toplantıda Amerikan Savunma Bakanı ile görüştükten sonra bizim bakan Vecdi Gönül’ün basına yaptığı açıklama tam bir skandaldır.

Gönül, Amerikalı bakana “Amerika’nın bir şeyler yapması gerek. Ne olursa.. Çocuklarımız ölüyor” diye adeta yalvararak Türkiye’nin kararlılık görüntüsüne ağır bir darbe indirmiştir.

Robert Gates de görüşmeyi “Tek başlarına harekete geçmekten çekindiklerini gördüm” diye yorumlayıp dünyaya ilân etmiştir. Gates Gönül’e şunu da demiş:

“Operasyona girişmeniz Ermeni tasarısını engelleme çabalarımıza da darbe vurur!”

Bir ağzı PKK terörü, öbür ağzı Ermeni yalanları olan bir şantaj kıskacı. Amerikan kerpeteni!

Evlât acısının duygusallığı ile düşünmeye başlayan bu ülke yakında şuraya varabilir:

Amerika ile müttefiklik böyle bir utanca katlanmayı bize dayatacaksa lânet olsun, olmaz olsun.

Türk halkı bu zilleti hissediyor ve reddettiğini ilân edeceği noktaya hızla ilerliyor.

Dünya bu tehlikeyi görmeli!

DİĞER YENİ YAZILAR