Kavgayı bırakın şehitlere bakın!

Haberin Devamı

Kandil’deki elebaşı Karayılan’ın Hasan Cemal’e söylediği şu sözün daha mürekkebi kurumadı:

“Eğer saldırmazsa, hedefimiz milli ordu değildir. Öncelikle orduyu hedef almayız. Ordu sınırları bekler...”

PKK’nın K’sı “kalleş”in kısaltması olmalı!

Karayılan’ın emrindeki katiller Hakkâri’nin Yüksekova ilçesindeki Hudut Tugay Komutanlığı’nda görevli iki uzman çavuşu dün sabah kışlaya giderlerken şehit ettiler.

Uzman çavuşların ikisi de yeni evliydi ve ilçenin güvenlik zaafiyetini bildikleri için kışlaya sivil giysi ile gidip geliyorlardı.

Bölücü katillerin Yahya Karakaya ve Murat Kozanoğlu’nu uzun süre izledikten sonra pusuya düşürdükleri anlaşılıyor.

İmralı’daki elebaşı avukatlarına geçen hafta “Devletle sözleşme düzeyine geldik” dedi.

Kandil’deki elebaşı “Başbakan’a, siyaset kurumuna, devlete” sözde güvence verdi:

“Biz Türkiye’nin gönüllü birlikteliği temeli üstünde barış yapmak istiyoruz!”

Dün iki şehit evinden hıçkırıklar yükseliyor haberi duyanlar bu kadar acımasız ve kalleşçe bir ihanetle neden yüz yüze olduğumuzu anlamaya çalışıyordu.

Bir yandan ateşkes uyguladığını söyleyen bölücü terör örgütünün başı ile müzakereler yapılıyor, yeni bir anayasa ile çözüme doğru yürünmekte olduğu söyleniyor, askeri eşkıya takibinden caydırmak amaçlı telkinler baskı boyutlarına tırmandırılıyor..

Ama bakıyoruz diğer yanda bölücü ihanetin katil sürüleri, ülkenin fedakâr evlâtlarını buldukları her fırsatta pusuya düşürüp şehit ediyorlar.

Terörle, teröristle pazarlık olmaz dersini almak için daha kaç fidanı kurban vereceğiz?

Bir yandan “analar ağlamasın” deyip bir yandan da askerleri hainlerin merhametine mi terk edeceğiz?

Ülkeyi yönetenler iyi düşünsünler.

Şu anda devlet adına müzakere yürütenler Kürt’ün bölücü terörist olanları ile konuşuyor ama siyasetçisi ile konuşmuyor.

Şehit cenazeleri sıklaşmaya başladı.

Ankara’da kavga edenler akıllarını başlarına toplasınlar.

Katille, hainle uzlaşma olmaz. Unutmamalı ki onları muhatap yerine koymak, ülkenin bütünlüğüne bağlı Kürt vatandaşlara haksızlıktır. Onların hukukuna saygısızlıktır.

İktidar uyansın ve “Benim evlâdım ne uğruna şehit oldu” diye soran analara babalara hesap versin.

Şehidini helâl etmeyenlerin çoğaldığını görelim!

Cemil Çiçek’in hedefi

İktidar bu yemin krizinde yangına körükle giden bir üslubu benimsedi.

Sanki Başbakan muhalefeti olmayan bir meclis hayal ediyor.

Yaratılan algı maalesef budur.

Başbakan “Tükürdüklerini yalayacaklar” dedikten sonra 15 Temmuz vadeli bir ültimatom ile “milletvekilliklerini düşürme” yaptırımını ortaya attı.

CHP de buna Kılıçdaroğlu’nun ağzından “Tehdide, şantaja boyun eğmeyeceğiz. Bu yolda her bedeli ödemeye hazırız” diye karşılık verdi.

Tırmanış dün en çok yeni TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i kaygılandırdı.

Çünkü bu çatışmayı sonlandırmak konusundaki tek umut şu anda odur.

Dün kendisiyle konuştum. Hükümet programı görüşmelerine CHP milletvekillerinin yemin etmiş, hak ve yetkilerini kazanmış olarak katılacakları bir tabloyu hedefliyor.

Bu uzlaşmayı sağlama başarısının, yeni anayasa hazırlıkları için de büyük şans yaratacağını biliyor.

Şu anda restleşme havasının dağılmasını beklemekten başka yapabileceği bir şey yok!

DİĞER YENİ YAZILAR