Kasap et derdinde

Haberin Devamı

Batı Türkiye’yi kaybetmemeli muhabbeti Soğuk Savaş sırasında pek revaçtaydı.

Sonra bu aşk soğudu ama radikal İslâmcı terörle beraber tekrar ateşlendi.

Daha önce komünizme karşı Batı’nın ileri karakolu rolünü oynayan Türkiye bu defa “Ilımlı İslâm” adıyla oluşturulan ideo-lojinin başrolüne getirildi.

Amaç, terör üreten Müslüman toplumlara Türkiye üstünden mesaj vermek, hatta ümit vermekti: İşte denilecekti; Siyasal İslâm laik demokratik bir iklimde iktidara gelebiliyor. Türkiye ispatı!

Batı “Ilımlı İslâm” zırvasına niçin bu kadar çok sarıldı, niçin AKP’nin İslâmi köklerden geldiğini bu kadar sık vurguladı; cevap buradadır.

Washington ve Brüksel, Türk halkını hakir gördüğü için her yere itirazsız sürüklenir sandı. Laik cumhuriyete bağlılıklarını haykırmak için meydanları dolduran milyonlar bu yüzden hepsini şaşkına çevirdi.

İngilizce yalelli...

Şimdi proje tehlikeye mi girdi korkusu büyümeye başlamıştır. Batı medyası bu telâşı yansıtıyor.

Dünkü Financial Times Mısır, Cezayir, Fas ve Suudi Arabistan’dan aktardığı görüşlerle bir “Arap vokali” yayınladı. Din ve demokrasi üstüne kurulu mesajın özeti şu:

“AKP’nin gidişini onaylamayan kalabalıklar, aynı hassasiyeti ordunun paylaşması, İslâmın modernleşmesi süreci için felâket olabilir. AKP’nin laik şemsiye altında var olması özendirici bir örnek ama başarısızlığa uğraması, demokrasiye yönelmenin nafile olduğunu düşündürecek, bu da cihat yanlılarının eli güçlendirecektir.”

Hani utanmasalar “Hatırımız için siyasal İslâmcıları umutlandırmaya devam edin” diyecekler.

İslâm’ın laik demokrasi ile yaşanabildiğini kanıtlamak için cumhuriyeti tahrip etme lüksümüz olamaz. AKP’nin iktidara gelmiş olması zaten yeterli kanıttır. Hatta mitinglerden yansıyan güvensizlik AKP’nin fazla bile ileri gittiği düşüncesinin ne kadar yaygınlık kazandığını gösteriyor.

Otuz iyi adam...

Başbakan Erdoğan dün yabancı medyanın da katıldığı bir toplantıda “Bu 4,5 yılda şeriata yönelik ne oldu?” diye sitemkâr bir mağdur rolü oynuyordu.

Meydanları dolduranları hayal görmekle suçlayamayız; güvensizlikten elbette iktidarı sorumlu tutacağız!

Cumhuriyet için bir tehlike oluşturmadığını kendi halkına ve dünyaya ispat etmek AKP’nin borcudur.

Tayyip Erdoğan, siyasi yelpazenin merkezinde saygınlık kazanmış 30 şahsiyeti milletvekili yapmak için arıyormuş.

Olumlu bir çabadır ama niçin 30 kişi?

Amaç partiyi merkeze yaklaştırmaksa, gelecek adamların kalitesine ve kullanılacakları yere göre sayıları fazla bile olabilir.

Ama maksat ayıp örtmek veya Truva atı yaratmaksa az kalır.

Seçimleri rejimin güvenliği ile ilgili kaygıların gölgesinden kurtarmalıyız.

Bunu başaramadığımız sürece demokrasinin sefasını süremediğimiz gibi refahını da devamlı erteleyeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR