Kararlı olmak

Haberin Devamı

Kuzey Irak’ta Türkiye’ye yönelik PKK faaliyetleri karşısındaki Amerikan tutumu, herkesin kanına dokunuyor olmalıdır.

Çünkü bölücü caniler orada yakın zamana kadar Kürt yerel yönetiminin kanatları altında barınırken son zamanlarda üstlerine Amerikan kartalının kanatları da açılmıştır.

PKK teröristleri Türk topraklarına sızıyor eylem yapıyor, kan döküyorlar. Hedefleri ülkenin bütünlüğünü ve iç barışını sabote etmektir.

Vurup kaçıyorlar ve kaçtıkları yer Amerika’nın işgal otoritesi olarak bulunduğu Irak topraklarıdır.

Bu haksızlık ve iki yüzlülüğe daha ne süre katlanacağız? Irak’ta işgal otoritesi olan Amerika bizim müttefikimizdir ama o kendi derdine düşmüştür.

Irak’ın hiç değilse Kuzey bölgesinde bir dost yönetim oluşturma hesabı Washington yönetimini eski ve sadık müttefiki olan Türkiye’ye karşı iki yüzlü bir politika izler duruma sürüklemiştir.

PKK teröristleri Türkiye’ye sızıyor, vuruyor ve ABD koruması altındaki Kuzey Irak’a kaçıyor. Amerika’nın Irak’taki varlığı, müttefiki Türkiye’nin bütünlüğüne ve istikrarına saldıran bir terör örgütüne koruma sağlamaya yarıyor.

Buna daha ne kadar katlanacağız?

Uğradığımız haksızlığa isyanımızı kontrolunu yitirmiş bir toplumun tepkisi ile gösteremeyiz. Şükür ki durum o derece ağırlaşmış değildir henüz. Ama bu kanama durdurulmalıdır.

Amerika Irak’ta hiç değilse Kürtlerin kontrol ettiği Kuzey’i riskten uzak tutmaya çalışıyor. Ama bunun bedeli de Türkiye gibi bir müttefikin her geçen gün güvenini kaybetmek oluyor.

Türk diplomasisinin şu dönemde hem ülke menfaatini korumak ve hem de Amerika gibi bir müttefikle kötüleşen ilişkilerini kurtarmak adına yaratıcılık göstermesi gerekiyor.

Bunun için yığınla yol bulunabilir.

Mesela Cihangir Sakman adlı okurumuz Washington’daki büyükelçiliğimizin Larry King’e yapacağı şu çağrının en çok izlenen saatlerde CNN’i bize açabileceğini söylüyor:

“Irak’a girip altını üstüne getireceğiz ama önce Amerikan halkına seslenmek istiyoruz!”

Büyük bir ihtimalle böyle bir kararlılığın bizi dediğimiz şeyi yapma mecburiyetine düşmekten koruyacağına inanıyoruz.

MHP ne yapmak istiyor?

MHP’nin gücünü ne amaçla kullanacağı merak konusudur.

İstediği kişiyi cumhurbaşkanı seçmesi için AKP’ye imkân tanımak, ona demokratik anlamda bir kolaylık mıdır, yoksa iktidar partisini yanlışa sürükleyerek bundan yararlanmak hevesi midir?

Eşi türbanlı Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkması risk yaratacaktır.

Başbakan Erdoğan bu gerçeği görmüş o nedenle Gül’ün adaylığı karşısında sessiz kalmayı seçmiştir.

Bu sessizlik kabul değil, tereddüt hatta ret anlamındadır.

MHP iktidara kolaylık mı sağlıyor, yoksa tuzağa mı çekmek istiyor?

Seçtiği yol, yardım ediyor görünüp tuzağa çekmektir!

DİĞER YENİ YAZILAR