Karambolde Yunan golü

Haberin Devamı

WikiLeaks adlı internet sitesi gündemimizi belirlemeye kim bilir daha ne süre devam edecek...

Dün sabah bu merakla ekranlarını açanlar, içinde kalpaklı Atatürk resminin de yer aldığı bir kompozisyonla karşılaştılar.

Karanlık bir arşiv odası, insanların deşmek arzusu taşıdıkları yakın tarihle ilgili olayların raf raf dosyaları ve iki tarihi şahsiyet:

Biri Watergate rezaleti ile indirilen Amerikan Başkanı Nixon, diğeri Türkiye’nin kurucusu Atatürk.

Bilgisayarlar için açılış ekranı olarak düzenlenen kompozisyonun altında şu mesaj bulunuyordu: “Şimdi arşivleri açma zamanı!”

Tamam da, Atatürk’ün ne işi var o karanlık arşivde?

Kim, hangi amaçla koymuş olabilir?

VATAN’ın yetenekli dış haberler ekibi kısa zamanda “fail”i buldu.

Hazırlayanlar bir Yunanlı grubu idi. Adını bazı siyasi eylemlerde duyuran “Agent of Chaos” (Kaos Elçileri) siteye gönüllü olarak reklâm tasarımları yapıyor.

Yani olay, “Türk düşmanlığı üstüne kurulu bir eğitimin arızası” olabilir.

Ellerine geçen fırsatı robot gibi kullanmışlardır!

Burada önemli olan şu: Kaostan yararlanarak karambolde gol mü atmışlardır yoksa site yöneticilerinin talebine cevap mı vermişlerdir?

İki ihtimal arasında büyük fark vardır.

Eğer kompozisyon bir karambol golü ise etkisi, ayıbı nispeten sınırlı kalır.

Çünkü Atatürk, bağımsızlık kadar, mucizevi devrimleri kadar aydınlık bir liderdir. Çağdaşı olan İngiliz Başbakanı onu insanlığın ancak iki yüz yılda bir göreceği dâhi diye tarif etmiştir.

Ömrünün yarısı cephelerde geçtiği halde bir tek savaş suçu ile suçlanmamıştır.

Ama bu çalışma sipariş ise o zaman, açıklanması beklenen on binlerce belge arasından Türkiye’yi ve Türk halkını rencide edecek olanların bilinçle seçileceğini tahmin edebiliriz.

WikiLeaks’in aydınlanmaya mı, yoksa kamuoylarını yönlendirmeye dönük kirli bir amaca mı hizmet edeceğini yakında anlarız!

Pazarlık doğru mu?

Parti Meclisi’nin 80 üyesini seçmek için CHP 18 Aralık’ta Kurultay toplayacak.

Kılıçdaroğlu’nun parti yönetimini tam olarak eline alması için kullanacağı son fırsattır bu kurultay.

Partinin seçimlerdeki performansını bu Kurultay’da seçilecek olan ekip belirleyecektir.

Kılıçdaroğlu Kurultay öncesi Baykal ve Sav’la görüşeceğini açıkladı.

İsim ve sayı üstünde pazarlığa kapalı olduğunu anlatmak için de “Listeyi ben yapacağım” dedi.

Baykal ile Sav gibi iki kurdu o görüşmelerde neye ikna edebileceğini sanıyor?

Bu bir demokratik yarıştır, pazarlık olmamalı.

Hiziplerin resmen tanınması, yönetimin paylaşılması sonucunu doğurur ki bu zaaf yaratır. O kişilerin genel seçimde Kılıçdaroğlu’nun başarısı için can koyacaklarını kim bekleyebilir?

CHP geleneğinin tabiatına aykırıdır bu.

Kılıçdaroğlu gücüne güvenerek gitmeli Kurultay’a.

Rakiplerine kabul ettiremediği gücünü halka da kabul ettiremez sonra!

DİĞER YENİ YAZILAR