AKP iktidarı geldiği günden beri üniversiteleri ele geçirmek için baskı uyguluyor. Eski futbolcu olan Başbakan'ın taktiği belli: Sürekli pres rakibi bunaltır. Oyun kale önüne sıkıştığı zaman, savunması güçlü bile olsa rakip hata yapacaktır. Top bir iki defa direkten dönse de sonunda mutlaka gol olur.
Burs ve kredi düzenini değiştirerek iktidar üniversiteye karambolde bir gol attı! Bundan böyle Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu (Yurt-Kur) ve belediyeler dışında hiçbir kurum öğrencilere doğrudan nakdi burs ve kredi ödemesi yapamayacak.
Üniversiteler de buna dahil..
Düşünün, üniversite ekonomik durumunu ve yeteneğini yakından bildiği öğrencisine burs veremeyecek ama belediyeler verebilecek.. Bu çelişki bile, iktidarın üniversiteleri "arka bahçesi" haline getirme amacı taşıdığı yolundaki şüpheleri destekleyen bir tutum değil mi?
Yurt-Kur Genel Müdürü dün televizyonlarda "Üniversitelerin yükünü hafifletiyoruz" diyordu. Kimi kandırıyor? İktidar geçmişte üniversite giriş sınavlarını yapan kurumu hangi niyetlerle ele geçirmek istediyse burs düzenini de aynı maksat uğruna değiştirmektedir.
Burslar böylelikle siyasete alet edilecek, ihtiyaç içindeki öğrencilerin seçiminde hakkaniyetin değil siyasi tercihlerin rol oynadığı şüphesi gençlere maddi ve manevi zararlar verecektir. Aynı şüphe, burs veren kuruluşları fonlarını artırmaya özendirmeyecek, tersine caydırabilecektir.
Düzenleme en azından, burs alan öğrencileri iktidara ve belediyelere şükran borcu altına sokarak siyasi menfaat sağlama kurnazlığıdır. Kamudan yardım alanları minnet yükü altına sokup bundan siyasi rant sağlamak, bırakın siyasi ahlâkı bir kenara, Müslümanlığa sığar mı?
Dikkat kesilmek
İstanbul Valisi Güler'in Mason locası lokaline yapılan saldırı sonrasındaki bulgularla ilgili açıklamaları, zor bir dönemden geçtiğimizi gösteriyor.
Polis 18 şüpheliden onunu DGM'ye şevketti. Bunlar yurt dışındaki kamplarda askeri ve siyasi eğitim almışlar. Eskiden yöneticilerin, dost toplumların mücadelelerine katılan gençlere göz yumması, şimdi şiddet, kan ve acı olarak geri dönüyor..
Vali Güler, yakalananların örgüt olarak görünmediklerini, fakat bireysel yakınlıklarının onları eylem yapacak boyuta getirmiş olduğunu belirtiyor. Nitekim altı ay önce Şişli'de diş hekimi Yasef Yahya'yı da bunlar öldürmüşler, Mason locası lokalini aynı kişiler kana bulamışlar. Açıklandığına göre yakalanmasalardı bugün-yarın bir medya kuruluşuna saldıracaklardı.
İslâm inancının masum insanlara yönelen şiddeti cehennemlik bir günah saydığını bu kafalara sokmak için yeterli zaman yok. Cehalet, El Kaide'nin meşum cazibesine kapılmıştır.
Herkes, ama özellikle de polis örgütü ve istihbarat birimleri uyanık olmak zorunda. Olayın faillerini kısa zamanda yakalayan İstanbul Polisi övgüyü hak ediyor.
Karambol golü
AKP iktidarı geldiği günden beri üniversiteleri ele geçirmek için baskı uyguluyor. Eski futbolcu olan Başbakan'ın taktiği belli
Haberin Devamı

