Milletlerin kaderlerini belirleyen kilometre taşları vardır; bugün öyle bir noktadayız..
AB Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin başlamasına yeşil ışık yaktığı raporunu bugün saat 14'te yayımlayacak.
2002 Kopenhag zirvesinde "Komisyon raporunun olumlu olması halinde müzakerelerin derhal başlayacağı" kararı alınmıştı.
Rapor olumlu olduğuna göre bu karar ışığında AB zirvesine ne önerileceği bellidir.
Fakat Türkiye muhaliflerinin Avrupa kamuoylarında yarattıkları ters rüzgârlar hükümetleri etkilediği için bir belirsizlik doğmuştur.
Brüksel'den gelen haberler, Komisyon raporunu sulandırmak amacıyla "kıran kırana" denilebilecek yoğun bir diplomatik faaliyetin yaşandığını gösteriyor.
Son düzlüğe çıkış
"Müzakerelerin derhal başlaması" tavsiyesini içeren bir raporun çıkması elbette bizim için büyük zafer olurdu.
Ama Avrupa'daki muhalifleri yatıştırmaya dönük bir manevra kaçınılmaz görülürse Komisyon "müzakerelerin başlaması" nı önermekle beraber, bu tarihin belirlenmesini 17 Aralık'ta toplanacak AB liderlerine bırakabilir.
Üyelik müzakerelerine başladıktan sonra geri dönen hiçbir ülke olmadı şimdiye kadar.
O nedenle raporun olumlu çıkması ve Aralık zirvesinde onaylanması Türkiye için nihai hedefe giden son düzlüğe sıçramanın başarısı olacaktır.
Avrupa'daki muhaliflerin sesini kısmak amacıyla müzakere yöntemi ile ilgili yeni bir şartın rapora eklenmesi tehlikesi yok mu, var. Bu durum Ankara'yı tedirgin ediyor.
Tüm çabalara rağmen bu ayırımcı uygulamanın kayda geçmesi riski dün geç vakte kadar sürüyordu.
Nedir bu tehlike? Ve gerçek tehlike mi?
Önemsiz bir gölge
Dayatmalar başarılı olursa, müzakere döneminde Türkiye'nin yaptığı yasal düzenlemeler yeterli sayılmayacak, bunların hayata geçirilip geçirilmediği izlenecek ve her 6 ayda bir raporlanacak. Reformların uygulanmasında direnme ve gecikme olursa müzakereler askıya alınabilecek.
Biliyoruz ki Türkiye'deki AB karşıtları şimdi pire için yorgan yakma kışkırtması yapacaktır ama bu, büyük hedefe giden yolda önemsiz bir gölgedir. Türkiye'ye yönelik bir hakaret değil, AB'deki Türkiye muhaliflerinin önüne atılan bir kemiktir.
Hatta böyle bir kaydın, önümüzdeki 8-10 yılda işbaşına gelecek hükümetler üstünde kamçı etkisi yaratacağı için hayırlı bile olacağı düşünülebilir.
Cumhuriyetin onurlu mirası inanıyoruz ki bugün demokratik ve ekonomik geleceğimiz için kurduğumuz güzel hayallerle taçlanacaktır. Zorluklarımız bitmeyecek ama ulusça umutlarımızı bağladığımız hedef görüş mesafesine girecektir.
Sevinebiliriz.
Yüz elli yıllık yolculuk son aşamaya geldi. Kara göründü!
Kara göründü!
Milletlerin kaderlerini belirleyen kilometre taşları vardır; bugün öyle bir noktadayız..
Haberin Devamı

