Kumarbazlar şanslarının iyi gittiğini hissettikleri zamanlar yüksek riskler alırlar. Ama siyaset aynı anlayışla yapılır mı? Yapılmaması lazım. Devleti yönetenler kumar risklerini göze alamazlar.
AKP iktidarı, şanslı bir başlangıç yaşadı. Ekonomik krize karşı alınan tedbirlerin meyvelerini toplamak onlara nasip oldu. Dünyadaki rüzgârlar hedeflere ulaşmamıza yardım etti. Hükümet de büyük yanlışlara pek düşmedi.
Ama yakalanmış olan istikrar, AB üyeliğimizin kaderini belirleyecek kritik süreçte tehlikeye sokulmaktadır. Üniversiteye giriş sınavlarına iki aydan az bir süre kaldı. İmam hatiplerin önünü açmak isteyen iktidarın zorlaması, niyet yargılamalarının yaratacağı gerilimler dışında hiçbir sonuç vermeyecektir.
Çünkü bu düzenlemenin YÖK'e ait bir yetki olduğu görüşü, tasarı meclisten geçse bile Köşk'ten veto yiyeceği ihtimaline kuvvet kazandırıyor. Düşünün bir milyondan çok genç, yaşamlarının en stresli günlerinde bir de bu tartışmaların doğuracağı kaygılarla boğuşacaktır. Bu arada şimdiye kadar siyasetin dışında kalmaya özen gösteren kurumlar "Buna da mı susacaksınız" türü tahriklerin hedefi haline gelebilecektir.
Başbakan Erdoğan'ın YÖK Başkanı Prof. Teziç ile görüşmesi planlanıyordu. Hükümet, bu görüşme gerçekleşmeden niçin "yangından mal kaçırır gibi" bu tasarıyı meclisin önüne koymuştur?
Birçok rektör "Hükümetin istediği olursa ÖSS'de bu yıl kaos yaşanır" diyor. İktidar niçin böyle bir riski göze aldı, Başbakan cevap vermelidir. İstikrarın bozulmasından doğacak yıkımın korkusu, pek çok muhalefet odağını susmaya belki zorlayabilir. Ama tehdide dayalı gerilim politikaları iktidarları erken eskitir. Bu unutulmasın. Hükümet YÖK'le uzlaşma aramalıdır.
Yeter bu kadar!
Geçen ay Polatlı'da yedi lise öğrencisinin tren altında kalarak öldüğü açık geçit nihayet kapatıldı. Bariyer 10 milyar liraya mal olmuş. İki ay önce akıl edilse bu çocuklar ölmeyeceklerdi. Bunun için ne kadar kahrolsak, sebep olanlara ne kadar beddua etsek yeridir. Ama böyle tepkiler çaresizliktir. Kendini AB üyesi olmaya lâyık gören bir ülkenin vatandaşları, haklarını aramak ve devleti devlet gibi işletmek için yasalardan aldıkları gücü kullanmak zorundadır.
Önce aileleri bu cinayetin maddi ve manevi hesabını sorumlulardan sormalı, barolar başta sivil toplum örgütleri gerekiyorsa onların ellerinden tutmalıdır. Büyük tazminatlar alınmalıdır ki ülkeyi yönetenler, insan hayatinin eskisi kadar ucuz olmadığını anlasınlar. Buna mecburuz...
Çünkü Türkiye'de bunun gibi 3.850 açık tren geçidi var. O geçitleri artık kurban vererek değil, mücadele vererek kapatalım!
Kaos olmasın
Kumarbazlar şanslarının iyi gittiğini hissettikleri zamanlar yüksek riskler alırlar. Ama siyaset aynı anlayışla yapılır mı? Yapılmaması lazım. Devleti yönetenler kumar risklerini göze alamazlar
Haberin Devamı

