Kamu yararı!

Toplumlar reçetelerini dışardan alsalar da hastalıklarını kendi iradeleri ile yenerler. Yıllardan beri özelleştirme yapamıyoruz. Çünkü toplumsal mutabakat sağlanamamıştır. Değişen iktidarların iradeleri sürekli olarak yargının ve bürokratik muhalefetin direnişi karşısında başarısız kalmıştır

Haberin Devamı

Toplumlar reçetelerini dışardan alsalar da hastalıklarını kendi iradeleri ile yenerler. Yıllardan beri özelleştirme yapamıyoruz. Çünkü toplumsal mutabakat sağlanamamıştır. Değişen iktidarların iradeleri sürekli olarak yargının ve bürokratik muhalefetin direnişi karşısında başarısız kalmıştır.

Pek çok özelleştirme "kamu yararına değildir" diye yargıdan döndü. Sanayi Bakanı Ali Coşkun "1990'ların başında Telekom özelleştirmesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. O zaman 24 milyar dolar teklif vardı. Ama şimdi birkaç milyar dolara müşteri bulmak zor" diyor. Kamunun yararı bu mu?

Başbakan Yardımcısı Şener, 17 yıldır özelleştirilemeyen Sümer Holding'te 3.500 işçisinin bankamatik memuru olduklarını, devletin Sümerbank'a 2 milyar dolar kaynak aktarmak zorunda kaldığını açıkladı.

Her yıl bir milyon genç işsizler ordusuna eklenirken üretmeyen fabrikaların yatması ve çalışmayan insanlara maaş ödenmesi hangi kamu yararına hizmet ediyor?

Eski komünist ülkeler, özelleştirme sayesinde ekonomilerini düzeltirken biz batağa saplandık. Devlet özelleştirmeden toplayamadığı parayı dışardan borç alıyor ve özelleştiremediği işletmelerin zararına harcıyor.

Bu bir girdaptır. Sürekli kan kaybediyoruz. İktidar ile yargı, bu çatışmayı sona erdirecek hukuki yapıyı kurmakta uzlaşmak için daha fazla zaman kaybetmemelidir.

TÜPRAŞ'ın satışını durduran mahkeme kararı, özelleştirme macerasının sonu olabilir. Bundan böyle ciddi, kaliteli ve teknoloji getirecek yabancılar Türkiye'den ümit kesecek, açacağımız ihalelere itibar etmeyeceklerdir.

Türkiye'dekine artık "karma ekonomi" bile denemez; bir okurumun yazdığı gibi "dört kol çengi ekonomisi'dir. Çağa direnen bu eski kale, bırakın yabancı sermaye desteği almayı, kendi askerlerini bile kaçırıyor.

Romanya ve Bulgaristan'daki Türk şirketleri birkaç yılda 11 bine çıktı. Bu bile kamu yararı ile ilgili tarifin yanlışlığını göstermiyor mu?

Fazlası fazla!
Eski milletvekillerinin maaşlarına zam talebi büyük tepki doğurdu. Okurlardan gelen mektuplar zehir gibi.. Biri soruyor: "Şu anda kendileri kaç emekli memurun maaşını aldıklarını biliyorlar mı? Yoksulluk sınırında bir yaşamı sürdürmeye ancak yeten bir emekli aylığını hak etmek için biz 25 yıl çalışıyoruz; ya kendileri?"

Eski milletvekillerine tepkiler haksız değildir. Türkiye ölçülerinde yüksek sayılacak parlamenter emeklisi aylığı dışında çoğunun gelirleri ve maaşları var. Daha önemlisi de şu:

Parlamenterlik, sağladığı gelir ve güvenceler nedeniyle çok çekici olmamalı. Aksi halde mesleğinde başanlı olmuş, geleceğini garanti etmiş ve yaşadığı topluma hizmet etmeye kendini adama vaktinin geldiğine karar vermiş insanların çoğu parlamentoya giremiyor. Oysa sistem asıl onların önlerini açmalı.

Çünkü sadece böyle insanlar satın alınamazlar, kendilerini ve milleti kandırmazlar.

DİĞER YENİ YAZILAR