Kamp ve kampana

AKP'nin kurucuları ve milletvekilleri Antalya'nın beş yıldızlı bir otelinde iki gün sürecek kampa girdiler. Başbakan Erdoğan gönderdiği yazıda milletvekillerine bakanlarla randevusuz görüşebileceklerini söylüyor ...

Haberin Devamı

AKP'nin kurucuları ve milletvekilleri Antalya'nın beş yıldızlı bir otelinde iki gün sürecek kampa girdiler.

Başbakan Erdoğan gönderdiği yazıda milletvekillerine bakanlarla randevusuz görüşebileceklerini söylüyor, "hesaplar partiden" diyor ve kamuoyunun yanlış anlamasına sebep olacak davranışlardan sakınmaları için uyarı yapıyor. Gazetelerin çoğu bu uyarıyı iki amaca yönelik olarak tercüme etmişler:

1. Eğlenirken dağıtmayın;

2. Denize veya havuza girerken (paçaları diz altına inen İslâmi erkek mayosu) haşema giymeyin.

Tedbir almanın bir zararı yok ama ben uyarıyı gereksiz buldum.

Çünkü AKP değişim iddiasını laik partilere değil, Milli Görüş kökenli partilere alternatif olduğunu belli etmek için ortaya koydu. Desenli uzun don benzeri o acayip mayoların değişim iddiası ile dalga geçmek olacağını milletvekilleri kendi idrakleriyle de kavrayabilirlerdi. Neyse...

Dağınıklık yaraları
Bizce daha önemli olan bu kampın sebebidir.

Amaç rehabilitasyon mu, oryantasyon mu, yoksa konsantrasyon mu?

Ve hedef kitle parti yönetimi mi, yoksa milletvekilleri mi?

Aslına bakarsanız altı ayda ikisi için de bol bol sebep birikti ve bu yüzden iktidar iki hayati alanda başarısızlığa uğradı.

Tezkere yüzünden Türk-Amerikan ilişkileri, türban takıntısı ve Milli Görüş Teşkilâtı'na devlet himayesi sağlayan Dışişleri Bakanlığı genelgesi yüzünden de AKP'nin değişim iddiası ağır yaralar aldı.

Bu tecrübe, iktidar olmanın sadece söz söyleme ve düzgün görüntü verme sanatından ibaret bir iş olmadığını AKP yönetimine öğretmiştir.

Çünkü meclisteki ezici çoğunluk, akılla bulunan doğru hedeflere ulaşmaya yetmemiştir. Partinin beyni, uzuvları kontrol etmekte aciz kalmıştır.

Antalya kampı bu soruna çare üretmek zorundadır.

Doğrusu çalar saat
Milletvekillerinin partiden bağımsız politikalar yürütmesi demokrasi değildir. Çok kimse demokrasinin sağlık işareti sayıyor ama değildir.

Bu hastalık, hükümetin savaş tezkeresine bir bakan olarak Ertuğrul Yalçınbayır'ın muhalefeti ile su yüzüne çıkmıştı. Ve etkilerini artırarak sürüyor.

Partinin meclis grup başkanvekilleri seçiminde lidere rağmen Yalcınbayır'ın aldığı 92 oy kimlerden geldi? Büyük ihtimalle tezkereye "hayır" oyu veren AKP'li milletvekillerinden...

Tayyip Erdoğan düne kadar partisi içinde sevilen bir lider olmayı, korkulan bir lider olmaya tercih eden politikalar izledi. Bu politikanın onu getirdiği nokta Antalya'daki kamptır.

Elbette "lider sultası" kurmak çıkış yolu değildir ama her kafadan ayrı bir sesin çıktığı bu kalabalık da parti sayılamaz ve onunla iktidar olunamaz.

Tayyip Erdoğan milletvekillerine kampta birer kol saati verecekmiş.

Keşke çalar saat verseydi ve kaça kurulu olduğunu da onlara söyleseydi.

Karar vermeleri ve vaat ettikleri gibi bir parti görünümüne girmeleri için çok fazla zaman yok çünkü!

DİĞER YENİ YAZILAR