Zamana sıkışınca, hava biraz sertlenince siyasetçilerin kalitesi ortaya çıkıyor.
İktidar rahat zamanlan din istismarına dayalı politikalarla israf etti. Yalnız zamanı harcamadı, değişim sloganlarına kredi açmış merkezdeki seçmen yığınlarının güvenini de harcadı.
Özellikle izinsiz Kuran kurslarını teşvik eden yasada vetoya rağmen ısrar edilmesi, AKP için dramatik bir dönüm noktası olacaktır.
Meclisteki sayısal çoğunluk iktidara böyle bir hakkı vermemeliydi.
Yanlış, siyasette sâri hastalık gibidir. Zihniyeti yozlaştırır, yoldan çıkarır. Çoğunluk diktatörlükleri hep böyle doğmuyor mu?
Meclisin tatil vakti geldiği halde IMF'nin şart koştuğu Bankacılık ve Sosyal Güvenlik reformu yasaları çıkarılamadı.
Böyle durumlarda iktidarlar içtüzüğü değiştirirler ve "temel kanun" kapsamına soktukları tasarıları madde madde görüşmeden meclisten geçirirler.
Ecevit hükümeti buna başvurduğunda muhalefetteki AKP kıyamet koparmıştı.
Anayasa Mahkemesi'nden geri döneceğini bile bile aynı yanlışa dün onlar düştüler.
Tepki göstermek CHP'nin görevi idi ama bu defa da Baykal kantarın topuzunu kaçırdı.
"Kalkın ey ehli vatan!" tonunda bir feryat, ancak "sonun başlangıcı" için geçerli olabilir. Böyle bir vahamet yok, hukuk devletinin kurumları çalışıyor.
Baykal alarm düğmesine basarken dikkatli olmalıdır.
Yoksa gerekli hale geldiği takdirde yapacağı uyarıya kimse inanmaz!
Uyuyan bakan sıktı artık!
Turizm Bakanı'nın uyuma sorunu sınırlarımızı aştı.
Atilla Koç, Sisam'da düzenlenen Türk-Yunan Forumu'nda da uyumuş. Talihsizliğe bakın ki "uyursam uyandırır" diye yanında götürdüğü eşi de uyumuş. Yan yana uyurlarken fotoğrafları çıkti.
İngiltere'de hukuk mastın yapan genç bir okurumuz yazıyor:
"Intemette haberi okurken gösterdiğim tepki nedeniyle evi paylaştığımız Çinli arkadaşım 'Kim bu?' diye sordu. Cevap verdiğime pişman oldum. Gülmekten kınldı. Çok utandım, rezil oluyoruz!"
Yerden göğe haklı.. Bakan Koç espri yeteneği sayesinde sempatik olabiliyor.
Nitekim Topkapı Sarayı'ndaki soygunu yorumlarken "Bakanları uyuyorsa bürokratları da uyuyordur" diyerek dün yine güldürdü birçoğumuzu.
Ama sorun şaka kaldıracak boyutu aşmıştır artik.
Yaptığı işin ciddiyeti kalmadığı için toplum katında saygınlığı sürekli eriyor. Devlete, siyaset kurumuna ve partisine zarar veriyor.
Acaba gözü açıkken de mi uyuyor? Çünkü gerçekten uyanabilse yarattığı tahribata görecek ve istifa edecektir.
Asıl merak edilen, Başbakan'ın bu rezalete niçin katlandığı..
Başbakan yanlış bir atama yaptığını farketmek için Koç'un daha ne yapmasını bekliyor?
Kalitesiz siyaset
Zamana sıkışınca, hava biraz sertlenince siyasetçilerin kalitesi ortaya çıkıyor
Haberin Devamı

