Peş peşe gelen tren kazaları ve iktidarın Allah'lık açıklamaları moral bozuyor, kafaları karıştırıyor.
Toplum şuna inandırılmıştı: Bütün fenalıkların sebebi, istikrarsız hükümetlerin yarattığı yönetim kargaşasında karar alma zorluğudur.
Millet son seçimde gereğini yaptı ve AKP'yi tek başına iktidara getirdi.
Alın size istikrarlı hükümet!
Şimdi yeni bir gerçeği kavrıyoruz ki, aklı, bilimi ve sağduyuyu terk etmiş bir siyasi istikrar, kaos kadar kötüdür. Harta daha kötüdür.
Çünkü kaos içinde zorlansanız, zaman kaybetseniz bile bir çıkış yolu bulursunuz. Oysa "İlâhi takdir"e, nazar ve kadere hapsolmuş beyinlerin ürettiği politikalara mahkûm olursanız kapana girersiniz. Kadere bağımlılık sizi güvenlikten uzaklaştırır.
AB yolunda özgürleştiğimizi zannederken "Her yeri ele geçireceğiz ve kadrolaşacağız" diyen zihniyetin elinde her gün adım adım kapana giriyoruz.
İlkel bir yönetim anlayışı hayatımızı kuşatıyor!
Ayıptır, günahtır..
Mesele teknik nitelikli görünse de temelde yönetim anlayışı ile ilgilidir.
Kazalardan sonra iktidar sözcülerinin ettikleri lâflar, din sömürüsünün cahil pişkinliği ile hızlandırılmış safsatalarıdır.
Pamukova katliamından sonra "Allah'ın takdiri" diye suçu Allah'a yıkmaya kalkışan cahil cüreti toplumun büyük kesimince lanetlendi ama yine akıllanmadı.
Ulaştırma Bakanı çarşamba günkü kazaya aynı günahı değişik bir ifade ile işleyen yeni bir açıklama getirdi:
"Ömrü veren Allah, ömrü alan Allah.."
Yani?. Yanisi şu: Ulaştırma Bakanı yine istifa etmeyecek!
CHP'li Ali Topuz dün TV'lerde isyan ediyordu Ulaştırma Bakanı Yıldırım'a:
"Bu kadar pişkinlik olmaz. Senin yerine ben mi istifa edeceğim?"
Hadi şaşırtın bizi
Son kaza "dur" sinyaline uyulmamasından doğdu. Peki böyle durumlarda devreye giren ATS (otomatik frenleme sistemi) niye treni durdurmadı?
Çünkü iki trenin lokomotifinde de ATS bulunmuyordu.
Böylesine vazgeçilmez bir cihazın yokluğu dünyanın hiçbir yerinde izah edilemez. Çünkü bu işte güvenlik birinci önceliktir. Anadolu halkı "Önce eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah'a emanet et" der.. TCDD yönetimi bu anlayışın bile gerisinde, sürünüyor!
İstanbul-Ankara seferleri için dört yıl önce 37 lokomotif alınmış. Dün öğrendik ki sadece 9'una ATS takılmış. Bu gerçeği iki tren çarpışıp 8 günahsız öldükten sonra öğrendik.
Tanesi 21 bin dolar olan bu aletler satın alınmış olsa ikinci felâketi belki yaşamayacaktık.
Başbakan daha fazla direnmemelidir.
İktidarın yönetim anlayışı iflâs etmiştir. Güvenini kaybeden topluma umut verecek beklenmedik bir adım gerekiyor.
Tayyip Erdoğan, akıl kriterlerini kaderciliğin yerine bir haftada geçiremez şüphesiz..
Ama Ulaştırma Bakanı'na "Şanssızlık yakanı bırakmıyor Binali Bey, sen biraz dinlen" diyebilir!
Kalitesiz istikrar!
Peş peşe gelen tren kazaları ve iktidarın Allah'lık açıklamaları moral bozuyor, kafaları karıştırıyor
Haberin Devamı

