Adalet devletin temelidir.. Çünkü rejimler ya adalete ya da zulme dayanır.
İktidar partisi, milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmayacağını itiraf etti.
"Şecaat arzederken merdi kipti sirkatin söyler" misali bir gerekçe açıkladı:
Dokunulmazlıklara dokunamazlarmış, çünkü yargıya güvenmiyorlarmış!
Bu bahane, devletin temeline dinamit koyma sorumsuzluğudur.
Yasama ve yürütme organlarına egemen bir parti için daha büyük ayıp olamaz.
Güvenilir bulmadığı yargıya karşı dokunulmazlık zırhı ile o kendini koruyor. Peki kendisini iktidara getiren halka nasıl kıyıyor?
Çare belli: Yargı bağımsızlığını ve yargıç güvencesini sağlamak.. Yani mahkemeleri, hakimleri siyasi iktidarın etkisinden kurtarmak.
Çünkü iktidar etkisindeki bir yargı, yolsuzlukların hesabını soramaz ve o yargıyla temiz siyaset hedefine asla varılamaz.
AKP samimi ve tutarlı değil. Yakındığı sorunu çözecek gücü olduğu halde çözmüyor sadece gizli niyetleri için sömürüyor..
Garip ama gerçek
Yargıtay Başkanı Özkaya, adalet yılının açılışında "Anayasa hükümleri ile yargının yürütme (siyasi iktidar) tarafından kuşatılması sağlanmıştır" demiş ve bağımsızlık için gerekli değişiklikleri önermişti.
Bu hedef AKP iktidarının gündeminde yoktur. Çünkü iktidarın derdi yargıyı bağımsızlaştırmak değil, zaafını bahane olarak kullanarak dokunulmazlıkları korumak ve mahkemeden kaçmaktır!
Dünyanın en rezil gafına, yüksek yargı temsilcileri sert tepkiler verdiler.
Yargıtay Başkanı Özkaya "Hukuk devletinde herkes kanun önünde eşittir. Hiç kimse yargıyı beğenmiyorum, o yüzden gitmiyorum demek lüksüne sahip değildir" dedi.
Danıştay Başkanı Alan, iktidarın maskesini indiren bir tespit yapti. "Yargının önüne çıkıp hesap vermekten kaçanlar böyle mazeretler ileri sürüyorlar" dedi.
Garip fakat yalın gerçek budur.
İktidarın niyeti, pek çok kurumda yaptığını yapıp yargıyı ele geçirmek, o güne kadar dokunulmazlıklara dokunmamaktır.
O nedenle yargıyı kötüleme kampanyası devam edecektir.
Kötülemek isterken
Başbakan Yardımcısı Şahin "Bir başsavcımız (Vural Savaş) son kitabında, Tayyip Erdoğan'ın önünü kesmek için çok gayret sarf ettiklerini ancak başarılı olamadıklarını itiraf ediyor. Şimdi bunu okuyan siyasilerin kaygı duymaması mümkün mü?" diye soruyor.
Bu örneği Şahin yargıyı karalamak için vermiş ama çam devirmiş..
Çünkü AKP lideri Erdoğan, Siirt seçiminin yenilenmesini sağlayan yargı kararı sayesinde milletvekili seçilip Başbakanlık koltuğuna oturmuştur.
Demek ki Erdoğan'ın önünü kesme niyeti her şeye rağmen yargıya sözünü geçirememiş. Bu gerçeği halk görmüyor mu?
İktidarın görevi, bağımsız yargının önünü açmaktır, mahkemeden kaçmak için onun kusurlarını sömürmek değil.
Adalete güvenmeyen bir iktidar, devletin, milletin başına gelebilecek en büyük felâkettir.
AKP iktidarı, devletin temeline konulan bu bombayı hemen kaldırmalı!
Kaldırın bombayı!
Adalet devletin temelidir.. Çünkü rejimler ya adalete ya da zulme dayanır. İktidar partisi, milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmayacağını itiraf etti
Haberin Devamı

