Vur kafasına, al ağzından lokmasını.. Biz böyleyiz, o yüzden de haydutlar yıllardır kanımızı emiyor. Soyulmak, hakkını savunmayı bilmeyen toplumların mahkûmiyetidir.
TIR şoförü Renizi Kısa'nın öyküsünü, hakkını ve onurunu savunmanın maliyetini göze alacak yerde rüşvet ödemenin kolaycılığına sapan insanlara ibret olsun diye manşet yaptık. Remzi Kısa Almanya'ya mal taşırken Romanya'da haksız bir para cezasına hedef oldu. Ucuza kurtulması için bir seçeneği vardı: 600 Mark rüşvet ödemek..
Bunu kabul etmedi ve 23 gün savaş verdi. Devlet böyle durumlar için dışarda binlerce hariciyeci besliyor; Remzi Kısa hemen konsolosluğu aradı. İki gün bir muhatap bulamadı. Sonunda biri çıktı ve yol gösterdi:
"Herkes nasıl geçiyorsa öyle geç!"
Monşerler istenen rüşveti ödemesini tavsiye ediyordu. Yol, iz, dil bilmeyen TIR şoförü üç hafta direndi, bu arada gümrükçü mafyasının tehdit ve saldırılarına göğüs gerdi. Sonunda teslim oldu ama yine de onurunu korudu: Rüşveti ödemedi, daha yüksek bir bedel olduğu halde cezayı ödedi. Fakat Macaristan'a girerken Romanya'da kesilen cezanın haksızlığını belgelemeyi ihmal ermedi. Sonra örnek bir vatandaş olarak kendi devletinden hesap sordu:
Dışişleri Bakanlığı'nı dava etti. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı'ndan, şikâyeti ciddi olarak incelemesi, olayın üstüne gitmeyen konsolosluk görevlileri hakkında disiplin yaptırımları uygulaması, böylelikle örgütünü motive etmesi beklenir değil mi? Hayır, Romanya'da kuzuların sessizliğini oynayan Dışişleri Bakanlığı burada aslan kesildi. İdare Mahkemesi de devleti kusurlu bulacak değildi ya, vatandaşın şikâyetini geri çevirdi.
Remzi Kısa, cefa ve çileyi kader diye kabullenmiş milletimizin yeni kahramanlarından biri olarak selâmlanmayı hak ediyor. Çünkü yine pes etmemiş, Dışişleri Bakanlığı hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açmıştır. Ve AİHM bu davayı kabul etmiştir. AB üyeliğinin sağlayacağı en büyük kazanım, insan onuruna saygılı bir düzenin gelmesi olacaktır. Ama bunu AB tek başına garanti edemez. Onurlu bir yaşam için direnecek yerde rüşveti yarı resmi vergi gibi ödemeye razı bir topluma AB ne yapsın?
TIR şoförü Remzi Kısa'nın bilinçli azmi ve cesareti, yolsuzlukların hayatını kararttığı bu ülkede yaşayan herkese örnek olmalıdır.
Tankerlere yasak!
Trafik kazası her yerde olabilir. Adı üstünde, kaza.. Ama bizdekilerin çoğu adeta davetiye ile geliyor. Birçoğu ihmalin, cehaletin ürünü olan cinayetlerdir. Dün Kartal, katliam boyutunda bir cinayete sahne oldu. Kartal Köprüsü'nden sahile inerken freni patlayan bir tanker, önüne çıkan otobüs ve minibüs dahil 15 araca çarptı, ezdi, bu arada patladı ve yarattığı cehennemde dokuz kişiyi öldürdü. Bu insanlar evine, işine gidiyordu. Kimse bu ülkede bir dakika sonra başına ne geleceğinden emin olamaz! Çağdaş yaşam, teknolojinin sunduğu imkânları kullanma kültürü gerektirir. Meydan okursanız hayatınızla ödersiniz.
Lastiğine, frenine bakmadığı tankerle akaryakıt taşıyan şoför katiliniz olur. Siz de onu cinayetten değil ihmalden yargılayıp bırakarak katillerinizi üretirsiniz. Öyle görünüyor ki bu bedeli daha uzun yıllar ödeyeceğiz. Hiç değilse kent yönetimi erken uyanmalıdır. Gündüz vakti kent trafiğinde tankerin işi ne?
Kar ihbarı alınca okulları hemen kapatan yöneticiler, sabah 6'dan gece 21'e kadar tankerlere ve tehlikeli madde taşıyan araçlara şehir trafiğini kapatmayı neden akıl edemiyor?
Kahraman
Vur kafasına, al ağzından lokmasını.. Biz böyleyiz, o yüzden de haydutlar yıllardır kanımızı emiyor. Soyulmak, hakkını savunmayı bilmeyen toplumların mahkûmiyetidir
Haberin Devamı

