Gezi Parkı eylemleri ne bir kaç ağacın yerini değiştirmek, ne de oraya AVM dikmek isteğinden patladı.
Halk demokrasiyi tehlikede görüyordu. İfade özgürlüğünü ve toplanma hakkını barışçı yollardan güven altına almayı denemişti.
Dünyadan gelen cesaretlendirici destekler ve bunun içerde yarattığı güven duygusu şimdi Gezi eylemlerini birinci yıldönümünde kutlamaya değer kılıyor.
İktidar bu eylemlerin kendi varlığına kast ettiği vehmine kapıldığı için eylemi ve eylemcileri düşman belledi.
Gezi’nin birinci yıldönümünde İstanbul’a getirilen 25 bin takviye polis ve 50 tane TOMA aracı, geçen bir yılın kafaları yeterince değiştirmediğini gösteriyor.
Bu acı kuvveti kullanmaya hazır iradenin Gezi Parkı’na halâ düşman ve düşmanlık olarak baktığını belli ediyor.
Gaz işkencesi
İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, dün Vali Avni Mutlu’yu ziyaret etti.
Ve kendisine polis devleti uygulamalarından vazgeçilmesini isteyen bir dilekçe sundu.
Ona gösteri hakkının izne bağlanamayacağını, hiçbir alanın da kapatılamayacağını gösteren AİHM kararları ile Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye kararını dosya içinde Vali’ye verdi.
Şöyle bir hatırlatma da yaptı:
“Gösteri hakkını kullanan insanlara biber gazı sıkmak işkence suçudur ve bu suçun zaman aşımı yoktur.”
CHP lideri Kılıçdaroğlu dün iktidara ağır bir suçlamada bulundu. “Hükümetin insanları tahrik etmek için provokasyonlara başvuracağını bütün yurttaşların bilmesini isterim” dedi.
O maskeliler...
Neye bakarak bu suçlamayı getirdiğini anlatırken şu ifadeleri kullandı:
“Son olarak taziyeye giden bir yurttaşımızın bir polis kurşunu ile öldüğünü öğrendik. Bu çok önemli bir gelişmedir!”
Gerçekten de iktidarın eli silâhlı yüzü maskeli insanlarla “ellerinde kitap ve karanfilden başka bir şey bulunmayan” vatandaşları bir tutmaması gerekiyor.
En büyük kışkırtma bu tür adaletsiz eşitlemelerden çıkıyor.
Hükümet bu tür olaylar konusunda tecrübe kazanmıştır.
Devletin acı kuvvetini silâhsız insanlara yöneltmek vebaldir, tahriktir.
Baskıcı iktidarlar uyguladıkları despotluğu meşru göstermek için ülkede devamlı karmaşa olsun isterler. Sık sık da ocağa odun atar gibi yeni tahrikler üretirler.
AKP iktidarı böyle bir şüphenin muhatabı olmasın.
Maskeli, silâhlı cehennem zebanilerini masum grupların arasında barındırmayacak bir yaklaşım, iyi bir başlangıç olur...
Kafalar değişmeli
Haberin Devamı

