Kader virajında

Türk halkı ülke hakkındaki olumlu beklentilere inanmamayı öğrendi

Haberin Devamı

Türk halkı ülke hakkındaki olumlu beklentilere inanmamayı öğrendi.

Siyasetçimizin yetersizliği ümitleri çoğu zaman boşa çıkardı, iyi şeyler söyleyen yabancılar da Türkiye'yi ya siyasi veya ekonomik olarak sömürmek niyetinde olanlardı.

Ama artık durum değişiyor, Türkiye'nin yıllardır hayalini kurduğu fırsat yakaladığına dair işaretler çoğalıyor.

Siyasi istikrar, komplekse kapılmadan bağlı kalınan IMF disiplini ve AB motivasyonu, yakamızı bırakmayacağına inanmaya başladığımız kaderden bizi kurtarıyor.

Dünyanın en büyük şirketlerinden General Electric'! Garanti Bankası'nın yüzde 25,5'ine ortak edecek anlaşmanın gerçekleştiği dün açıklandı.

Türkiye'nin reytingi ve değeri hızla artıyor.
Olay, kötümserlerin dediği gibi ülkenin yağmalanması değildir. Bir yıl önce Garanti'nin yüzde 40'ı az daha 800 milyon dolara satılacaktı. Şimdi General Electric yüzde 25,5'ine 1,5 milyar dolar ödeyecek.

Daha önceki alıcı bankanın yönetimini de devralacakken yeni ortak bunu istememiştir.

Bu dünya devinin tavrı, Türkiye'nin yükselen bir yıldız olarak parlamasına katkıda bulunacak, başka büyük yatırımcıların dikkat ve ilgisini de yönlendirecektir.

Çünkü General Electric'in bu büyüklükte bir yatırımla gelmesi, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik geleceğine güven beslediğinin kanıtı olarak değerlendirilecektir.

Bu fırsatı inşa eden disiplinlere bağlı kalıp reformların sürekliliğine desteğimizi devam ettirebilirsek ve iktidarı din takıntısından kaynaklanan yol kazalarına karşı koruyabilirsek tarihin akışını değiştirebiliriz.

General Electric kumar oynamaz.
Bu parayı getirdiklerine göre, başaracağımıza yabancılar bizden daha çok inanıyorlar demektir..

Benim memleketim
"Güleriz ağlanacak halimize" diye bir söz vardır.

Cumhurbaşkanı iken Demirel'e suikast girişiminde bulunan adamın macerasını okurken bu sözü hatırladım.

Adam idam istemiyle yargılanıyor, fakat Adli Tıp Kurumu'nun hasta raporu ile hüküm giymekten kurtuluyor.

Tedavi için Bakırköy'e gönderiliyor ama bir yıl sonra "hasta değil" diye taburcu ediliyor.
Şimdi elinde kapı gibi iki rapor.. Suç işlediğinde Adli Tıp'in hasta raporunu kullanıyor, iş yapmak istediği zaman Bakırköy'ün "sağlam raporu" nü gösteriyor.

Demirel'e suikast girişiminde bulunan ve "tedavisi olmayan akıl hastalığı" raporu sayesinde hapse girmekten kurtulan vatandaş, "sağlam" olduğunu söyleyen öteki raporunu kullanarak 5 günde eczane açma izni almış.

Sakın dert etmeyin, değişim rüzgârlarından inşallah bu işler de payını alacaktır; sabır..

O zamana kadar sıkıldığınız anlarda Ayten Alpman'ın sesinden "Bir başkadır benim memleketim" şarkısını müzik setinize koyun, çalın, gülün, eğlenin.

"Deli" derler diye korkmayın. Bir sağlam raporu nasılsa buluruz!

DİĞER YENİ YAZILAR