Seçimde İzmir’i AKP’ye kazandırmak, Başbakan Erdoğan’ın uzun zamandır yatırım yaptığı bir amaçtır.
En yakın çalışma arkadaşı olan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı İzmir Belediye Başkanlığı için aday göstermesi, fetih ruhu ile açıklanacak bir karardır.
Evet, İzmir uzun zaman iktidarlara ters düşen muhalif belediyeler yönetiminde kaldığı için ezilmiş, itilmiş, yatırım fonlarından hakkı olan payı alamamıştır.
Şimdi AKP hem bu haksızlığı telâfi edecek yatırımları vaat ederek, hem kabinenin en “iş bitirici” bakanını projenin başına koyarak hedefe yürümek istiyor.
İzmir’i AKP’ye oy vermeye ikna edecek midir bu çaba?
Soruya “evet” demek için İzmir seçmeninin oyunu hizmet ve yatırım odaklı parti ve adaylara verdiğini görmek, bilmek lâzım. Geçmiş, böyle bir hükme götürmüyor.
İzmirlinin yatırımdan, hizmetten daha önemli ve öncelikli gördüğü değerler vardır.
Bunlardan birinin ihlâli ile ilgili bir fotoğraf, Binali Yıldırım’ın sicilini bozuyor ve İzmir’in kapılarını gönül rahatlığı ile, güven duygusu ile açmasını önlüyor.
O resmi unutmuş olamazsınız: 2005 yılı aralık ayının başında Yıldırım çiftinin Samsun ziyareti.. Lokantada bakan, heyetin tümü erkek olan üyeleri ile bir masayı çevrelemişler.. Sırtlarını döndükleri Semiha Yıldırım, ayrı bir masada tek başına..
İzmir, sözü edilen yatırımları ister ama kadına ayırımcı davranan bir zihniyetin elinden değil.
Başbakan’ın dün İzmir’de yaptığı konuşmanın en işe yarar cümlesi şuydu: “Yaşam tarzına karışmayız!”
İzmir bu konularda biraz şüphecidir.
İnanması bir hayli zaman alabilir!
Ölçüsüz tepki
Bangladeş’te Cemaat-i İslâmî liderlerinden Abdülkadir Molla idam edildi.
Başbakan Erdoğan’ın infazı durdurması için Bangladeş Başbakanı Hasina’yı ikna çabaları sonuç vermedi.
Başarılı olmayan girişimler ardından hırçınlaşmak son zamanlardaki hastalığımız..
İdamın infaz edildiği haberi ardından Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ şunları dedi:
“Haksız, hukuksuz ve dayanaksız bir karar ile adalet, insan hakları ve hukuk ayaklar altına alınmıştır!”
Tepkimiz idam cezasının infazını kınamakla sınırlı kalmalıydı. Temyiz mahkemesi rolü oynamak haklı ve saygılı değil.
Çünkü Molla’nın bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ordusuyla işbirliği yapıp 369 Bangladeş askerinin ölümünden, bir kadın şairin kafasının kesilmesi dâhil 200 aydının katlinden sorumlu tutulduğu gerçeği ihmal edilmiş.
Yani infaz yanlış ama dayandığı karar haksız, dayanıksız değil.
Müslüman’a suç işleme imtiyazı tanımayalım!
İzmir nasıl kazanılır?
Haberin Devamı

