İz bırakan ses: Namert!

Bütçe, iktidarın gelecek bir yıl için belirlediği yol haritasıdır. Vatandaşlar önlerindeki yılın hedefleriyle ilgili mesajları bütçeye bakarak alırlar

Haberin Devamı

Bütçe, iktidarın gelecek bir yıl için belirlediği yol haritasıdır.

Vatandaşlar önlerindeki yılın hedefleriyle ilgili mesajları bütçeye bakarak alırlar.

Pazartesi gecesi TV’den meclisteki son bütçe oturumunu izleyen vatandaşlar “imam bildiğini okur” atasözünün bazen gerilimli zaman zaman komik ve düşündürücü yansımalarını izlediler.

Bütçe hariç her şey konuşuldu. Halkın ilgisini uyanık tutma niyeti böyle gerektirdi herhalde.

Muhalefet gündemi belirlemekte daha baskın çıktı. İktidar övüneceği icraatların reklâmını yapabilirdi ama muhalefetin tahriklerine kapıldılar. Sakin, gururlu bir iktidar görüntüsü yerine kısıldığı köşede dayak yiyen boksör durumuna düştüler.

İktidarda dört yıllık kıdem önemlidir ama AKP olgunlaşamıyor. Bir türban kışkırtması, koca parti grubunun dengesini kaybetmesine yetebiliyor.

CHP lideri Baykal “Eşinin taktığı türban, siyasetçinin ayıbını örtmeye yetmez” diyecek yerde “Başörtüsü eşlerin ayıplarını örtmeye yetmez” deyiverdi.

Başbakan ve AKP grubu “altına hücum” heyecanında atladılar bu sözün üzerine. Tayyip Erdoğan, kastedilen şeyin türbanlı eşleri aşağılamak olmadığını zabıtları okuyarak anlamasına rağmen türban madenini işlemekten kendini alamadı.

Bir söz ustasına yakışmayacak bu ifade belirsizliği nedeniyle Deniz Baykal, her türban eleştirisi karşısında kendini kaybetmesi nedeniyle de Tayyip Erdoğan puanlarını düşürmüşlerdir.

O gecenin patırtısından akılda kalacak en ciddi şey, Yuvacık Barajı ile ilgili yolsuzluk iddialarını gün ışığına çıkaracak meydan okumaydı.

Suçlamaların hedefindeki CHP milletvekili Sirmen “dokunulmazlığımı kaldırın, yargılanayım” diyor, iktidar partisi kendileri için de yol olur korkusuyla buna karşı duruyor.

Deniz Baykal kürsüde “Eğer Yuvacık Barajı ile ilgili milletvekili dokunulmazlığını kaldırmazsanız namertsiniz, namert!” diye bağırıyordu.

Bütün Türkiye’nin duyduğu bu çağrıyı, acaba iktidar duydu mu? Göreceğiz.

*****

Sorumludan davacı olmaz!
Tunceli’deki yatılı bölge okulunda yaşanan olay korkunç.

Küçük öğrencilerin üst sınıftaki büyüklerin cinsel tecavüzüne uğradıkları haberi, duyanların kanını dondurdu. Rezalet sözcüğü olayı anlatmakta yetersiz kalıyor.

Yetersizlik tabii ki en başta Milli Eğitim Bakanı’nı tarif ediyor. Bakan Çelik haber üzerine olayın vahim olduğunu söylemiş, davacı havalarda esmiş gürlemiş..

Sorumluluk koltuğundadır, o davacı olamaz. Bu olay haber olmasaydı kimse duymayacaktı. Bakan Çelik “Soruşturma yapmak hafif kalır, seferberlik ilân etmemiz gerekir” diyor.

Evet öneri şu şartla yerindedir:

Seferberliğin ilk hedefi “Bakanlık koltuğunu ondan kurtarmak” olacak!

DİĞER YENİ YAZILAR