Mesut Yılmaz Nisan'da Almanya'nın Bochum Üniversitesi'nde hocalık yapmaya başlıyormuş.
Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi dersi verecekmiş.
Siyasi geleneği olan bir aileden gelmiş, iyi eğitim almış biridir Yılmaz. Bu alt yapısı ve eklediği birikimle, onun genç yaşta siyasi mevta haline gelmemesi gerekirdi.
Yılmaz'in hızını hep yolsuzluk şüpheleri ve söylentileri kesti. Etrafındakiler için mahkemeler bitmeden bir şey diyemem ama onun bu şüpheleri şahsen hak ettiğini hiç düşünmedim.
Çünkü o ihtirasları olan, başarmak için gerekli pek çok niteliği kendinde barındıran bir siyasetçiydi. Ve birçok zaman devlet adamlığı kimliği, siyasetçi kimliğine baskın çıkardı.
Düşüncelerini kendisi ve partisi için tehlike doğuracağına bakmadan açıkça ifade etmekten sakınmamak onu askerler dahil pek çok güçle zaman zaman karşı karşıya getirmiştir.
İyi amaç, kötü araç
ÖzaPın yanında yetişmenin kazandırdığı alışkanların onu kuralların dışında hareket etmeye sevkettiği de olmuştur ama bunların çoğunu beğenilmek, başanlı olmak için yapmıştır.
Meselâ 1999 yazında Başbakan koltuğunda otururken ekonomi yolunda gidiyor, AB ilişkileri Helsinki zirvesine yönelik olumlu beklentilerle rayında ilerliyor, Yılmaz'in ve ANAP'ın reytingi yükseliyordu.
O günlerde Türkbank ihalesi ile ilgili bir gelişmeyi, memnunluk ve heyecan içinde bana anlatmıştı:
"Dün gece yansı eve çağırdığım kişilerle yaptığım görüşmeler sonunda önemli bir iş kotardım. Türkbank'ın satış değeri 450 milyon dolar civarında teşekkül ediyordu. İnşallah 650 milyona gidecek. Devlete 200 milyon dolar kazandırdık.."
Sonra bu mutluluğu mafya bağlantılı bir bant skandali ile yıkıma dönüştü.
O "iyi niyetli yanlış"ı yapmasaydı, Amerika'nın paketleyip teslim ettiği Apo Ecevit'in değil, onun kucağına düşecekti. Seçimin sonucunu değişecek, belki Türkiye bugün bambaşka bir yerde olacaktı.
Özal'ı dinlemeliydi..
Mesut Yılmaz öğrencilerine çok faydalı olacaktır. Uluslararası ilişkiler konusunda, Türkiye'yi AB üyeliği yolunda hızlandıran dinamiklerin örgütleyicisi olarak söyleyeceği çok şey vardır. "Ne yapmalı?" sorusunun cevabını verecek bilgi ve tecrübeye sahiptir.
Ama iç politika alanına gelince.. İç politikadaki hayatı yenilgiler ve "Ne yapmamalı dersleri" ile dolu.. Yenilgi de en iyi öğretmenmiş ya..
Son seçimde Yılmaz bana, Özal'dan öğrendiği bir dersi anlatmıştı:
"Siyasi liderlerin doğal ömrü 5 yıldır. Bu sürede ne yaptıysa yaptı, sonra yapamaz. Özal o yüzden beşinci yıl Çankaya'ya çıktı." Seçime bir kaç gün kala "Özal'a hak veriyorsanız bu seçimde ne arıyorsunuz?" diye sormadım. Herhalde Almanya'daki öğrencileri soracaklardır!
İyi öğretmen
Mesut Yılmaz Nisan'da Almanya'nın Bochum Üniversitesi'nde hocalık yapmaya başlıyormuş.
Haberin Devamı

