İyi haber

Arkadaşımız Duygu Leloğlu'nun verdiği haber, huzurlu bir yaz tatilinin müjdesi gibi...

Haberin Devamı

Arkadaşımız Duygu Leloğlu'nun verdiği haber, huzurlu bir yaz tatilinin müjdesi gibi...

Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralan Finlandiya, sonbaharda patlak vermesinden korkulan Kıbrıs krizine bir çözüm formülü bulmuştur.

Formül işlerse Türkiye, "Limanlarını Güney Kıbrıs'a aç" baskısından en azından seçime kadar kurtulacaktır. Böylelikle müzakerelerin askıya alınması riskini taşıyan tahrikler, seçim meydanlarından uzak tutulacaktır.

Bu çok iyi olur.

Çünkü işaretler hiç hayır vaat etmiyordu. Restleşme tırmanışı, ekonomik istikrarı tehlikeye sokacak kötü bir sonbaharı işaret ediyordu. AB yetkili ağızlarından yansıyan sözler müzakereleri durdurma tehdidine kadar dayanmış, Başbakan Erdoğan da reste "Durursa durur" resti ile karşılık vermişti.

Akılcı ve iyi niyetli
AB ile katılım müzakerelerine başlamış ülke statüsüne terfi ettikten sonra tanıştığımız ekonomik olanaklar, aklı eren herkese Avrupa hedefini kaybetme lüksüne asla sahip bulunmadığımızı öğretmiştir.

Ama hiçbir hükümetin seçim arifesinde Kıbrıs'ta taviz diye aleyhine kullanılabilecek bir adım atamayacağını bilmek de piyasaları tedirgin ediyordu. Üyelik müzakereleri kesilecek olursa bunun Türkiye'nin cazibesini, yabancı sermaye girişini ve ekonominin performansını olumsuz etkileyeceğini herkes görebiliyor çünkü.

Finlandiya, Kıbros sorununun Ulaştırma, Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı gibi ilgili başlıkların müzakereye açıldığı tarihlere ötelenmesini öneriyor.

Öneri akılcı ve iyi niyetlidir.

Başbakan Erdoğan iki ay önce Selanik'i ziyareti sırasında Yunanistan Başbakanı Karamanlis'i ikna ederek bu imkânı yaratmak istemişti. Ama önerinin şimdi dönem başkanı Finlandiya'dan gelmesi daha ikna edici olacaktır. Yeter ki Atina ters davranmasın.

AKP'ye seçim kıyağı
Gerçekten de Finlandiya formülü Türkiye'nin seçim zeminini Kıbrıs istismarından koruyan harika bir destek olacaktır.

Böyle bir imkân yaratılamadığı takdirde muhalefet partileri İktidar Kıbrıs'ı sattı" diye bağıracak, AKP de suçlamanın maliyetinden korkarak belki AB ile ipleri koparacak taahhütlerle kendisini bağlayacaktı.

Halbuki limanların Güney Kıbrıs'a açılması meselesi iki yıl ertelenirse yeni hükümet daha geniş bir manevra alanı bulacaktır.

Bu arada belki BM şemsiyesi altındaki Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlatılması şansı yakalanacaktır.

Şimdi bütün mesele formüle Güney Kıbrıs'ı razı etmektir. Çok zor bir iş değil bu.

Yeter ki Türkiye'ye önyargılı üyeler Rumları kışkırtmaya, kullanmaya kalkmasınlar.

Çünkü AB hedefinden sapmış ve birliğe soğumuş bir Türkiye, Rumların da menfaatine değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR