İyi düşünün!

Time dergisinin Iraklı intihar bombacısı ile yaptığı röportajın çevirisini dünkü VATAN'da okudunuz mu?

Haberin Devamı

Time dergisinin Iraklı intihar bombacısı ile yaptığı röportajın çevirisini dünkü VATAN'da okudunuz mu?

İktidar milletvekilleri, izinsiz Kuran kurslarını teşvik ettiği için Cumhurbaşkanı'nın veto ettiği yasayı ikinci kez Çankaya'ya göndererek kesinleşmesini sağlamaya hazırlanıyorlar ya...

Keşke oy kullanmadan önce 20 yaşındaki intihar bombacısının söylediklerini onlara okutmak mümkün olabilse..

Zarkavi'nin Tevhid ve Cihad adlı örgütüne katılan Marvan adlı gencin anlattıkları, çocukların din adına vehim ve hurafelerle yüklenmesinin doğurduğu korkunç neticeleri kanıtlayan tüyler ürpertici bir ibret!

Şu dediklerine bakınız:
"Bize özgürlük savaşçısı ya da direnişçi denilmesini saçma buluyorum. Ben bir teröristim. Çünkü Kuran'da yer alan El Enfal suresi mücahitlerin düşmanlarına karşı terör estirmesini emrediyor. Yani terörist olmak beni daha iyi bir Müslüman yapıyor.."

"ilk amacım şehit olup cennete kabul edilmek. Irak için savaşmak ikinci planda kalıyor. Bir şehit yanında 70 kişiyi daha cennete götürme hakkına sahip. Hepimiz yakınlarımızın isimlerini yazdığımız 70 kişilik cennet listeleri oluşturuyoruz.."

Vetolu yasayı inadına Çankaya'ya gönderecek olanlar, denetim dışı kurslarda radikal örgütlerin ve bazı tarikatların beyin yıkayarak aynı standartta militanlar yetiştirmek istediklerini bilmiyorlar mı?

Biliyorlar.. Bunu başka bir boyutta biz de yaşadık. Hizbullah'ın mezar evleri ve Sivas'ta bir otel dolusu aydının yakılıp yok edilmesi, aynı zihniyetin yarattığı cehalet ve vahşet tablolarıdır.

İktidar sorumluları bir yandan "Kuran eğitimi veren yaz kurslarına 12 yaşından küçükler devam edebilsin ama bu kurslar mutlaka devletin denetiminde olmalıdır" diyorlar, sonra yaş sınırını indiremeyince devlet denetimini, yasağı, cezayı gevşetiyorlar.

Yani daha özenle korunmaları gereken küçük çocukları tamamiyle savunmasız bırakmayı göze alabiliyorlar.

Gaflettir bu. Dileriz ülkeye sorumlulukları ve çocuklara merhametleri ile yenerler yanılgılarını.

Çünkü yaptıkları siyaset değildir. Dindarlık hiç değil!

CHP: Egoizm Prensliği..
CHP bir milletvekilini daha kaybetti.

Mersin Milletvekili Hüseyin Güler "Kitlelerin beklentilerini cevaplayacak politikalar üretmek yerine tüm enerjiyi içe dönük harcamak" saçmalığına ve haksızlığına katlanamadığını söyleyip dün partiden ayrıldı.

CHP böylelikle iki buçuk yılda 19'uncu kaybını verdi.

AKP iktidarın aşındırıcı etkilerine açık.. Fakat buna rağmen istifalarla uğradığı kayıplar CHP kadar ağır değil. Niye?

Çünkü CHP'de dar anlamda bir iktidar kavgası hiç bitmedi ve o daha yıpratıcı oluyor. Parti, ideolojisi egoizm olan bir prensliğe benziyor.

Eleştirisi olanı dinlemek, gitmeye karar vermiş olanı kalmaya ikna etmek artık unutulmuştur.

CHP parti olmayı unutmuştur.

Deniz Baykal, en çok ihtiyaç duyduğu dönemde rejimi ana muhalefet sigortasından yoksun bıraktı.

DİĞER YENİ YAZILAR