İyi bir seçim

Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Türkiye büyük ihtimalle cumhurbaşkanını seçmeden genel seçime gidiyor

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Türkiye büyük ihtimalle cumhurbaşkanını seçmeden genel seçime gidiyor.

Yüksek mahkeme, cumhurbaşkanı seçmek için en az 367 milletvekilinin oylamaya katılmasını dönüşü olmayan bir şart haline getirmiştir.

Bundan sonra partiler uzlaşma ruhuna saygı göstermek zorunda kalacaklardır. Yoksa birlikte hareket eden 184 milletvekili seçimi her an kilitleyecektir.

Anayasa Mahkemesi kararına göre 367 milletvekili oylamaya katılmadığı için birinci tur seçim yapılmamış sayılıyor.

Dün gece Başbakan, cumhurbaşkanı seçiminin yolunu açma fırsatını yarın bir kez daha kullanacaklarını söyledi. Ama fazla şans tanımamak lâzım bu girişime.

Bilindiği gibi meclisin 16 Mayıs’a kadar yeni cumhurbaşkanını seçememesi, genel seçimlerin yenilenmesini gerektiriyor.

Tayyip Erdoğan dün bu haberi sürpriz öneriler eşliğinde verdi. AKP, meclisin erken seçim kararı alması için bugün TBMM Başkanlığı’na başvuracak.

Başbakan bunun yanısıra cumhurbaşkanının bundan böyle iki turlu olarak halka seçtirilmesini, aynı kişiye 5 yıllık sürelerle iki defa cumhurbaşkanı seçilme hakkı tanınmasını, genel seçimlerin dört yıllık dönemlerle tekrarlanmasını öngören paketin de Meclis Başkanlığı’na sunulacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi fikrine CHP karşı çıkıyor. İktidar grubu ise bu konudaki oy eksiğini, baştan beri “halk seçsin” diyen ANAVATAN’la tamamlamayı öngörüyor.

Karmaşık hukuk tartışmaları yine kafaları karıştıracak. Bazı hukukçular meclisin artık karar üretemeyeceğini iddia ederken AKP takımı 16 Mayıs’ta Sezer’den kurtulup Arınç’ın Cumhurbaşkanı Vekili olması için hesaplar yapıyor.

Oysa artık kaliteli bir uzlaşmayı yakalamak gerekiyor. Cumhurbaşkanı’nı halka seçtirmek önemli bir adım olur ama yeterli olmaz.

Seçim barajı hiç değilse 7’ye indirilmelidir. Siyaset devamlı kirleniyor. Dokunulmazlık sorununu çözmeyen bir uzlaşma eksik ve sakat kalacaktır.

Milletvekili seçilmeye engel suçlar işlemekten hakkında dokunulmazlık dosyası bulunan yığınla milletvekili var mecliste.

Mülteci kampı mı burası?

Hiç değilse böyle suçlardan hakkında dokunulmazlık dosyası bulunan milletvekillerinin yeni seçimde aday olmaları önlenmelidir.

Başbakanın isteği anlaşılabilir.

Seçime mümkün olduğu kadar hızlı koşalım ama aynı kalitesizlikle buluşacaksak bir ay geç kalmasında hiç bir sakınca yoktur!

Yol olmasın...
Kamu düzenini korumanın yöntemleri ve tehlike anlarında halka çıkardığı faturalar, demokrasilerle baskı rejimleri arasındaki farkı da ortaya koyuyor.

1 Mayıs kutlamaları yüzünden İstanbul halkı dün, soğuk savaş dönemi kuruntuları ile öfkesi kabarıp dizginlerinden boşanmış polis devletlerinin çoktan unutulmuş sıkıntılarını ve korkularını yaşadı.

İnsanlar sokaklarda kaldı. Kutlamaya gidenler kurtarılmaya muhtaç hallere düştüler. Yedi yüze yakın vatandaş gözaltına alındı.

Sokağa çıkma yasağını bile ehveni şer tercihine yükselten yasaklar, tedbirler, ulaşım sorunları ve gösteri hakkına konulan sınırlamalar, öğrendiğimize göre bu tedbirleri gerekli kılan vahim tehditlerin varlığına dayanıyordu.

Eğer öyleyse her türlü sıkıntıyı çekmeye değer. Ama bu da halka bildirilebilir ve yardımı sağlanarak hayat kolaylaştırılabilirdi.

Korkumuz, tehditlerin İstanbul’u kolaylıkla teslim alıyor olduğu konusunda oluşacak yanılgılardır.

Öyle bir durumda özgürlüğümüz, yalancıların ve şantajcıların merhametine kalır ki bu asla olmamalı!

DİĞER YENİ YAZILAR