AKP iktidarı yerel seçimleri 6 ay erkene almak istiyor. Amaç, yıpranma süreci başlamadan belediye seçimlerini yapmak ve yerel yönetimlerde de iktidar olmak. Bu kabul edilebilir bir gerekçedir. Ayrıca seçim baskısı altında popülist politikalar izlemek mecburiyetinden iktidarı bir an önce kurtarmanın yararı da dikkate alınınca cazibesi daha da artıyor. CHP öneriye karşı çıkmayacağını belli etmiştir. Grup Başkanvekili Özyürek, tarih değişikliğinin sorun olmayacağını söyledi. Anlaşıldığına göre AKP önce yerel yönetimleri güçlendirme amaçlı Kamu Yönetimi Reformu'nu geçirecek, daha sonra da yerel seçimlerin öne alınması için Anayasa değişikliği hamlesini yapacak. Ankara'daki bürokrasi diktatörlüğünün Türkiye'nin önünü tıkadığını herkes görüyor. Merkeziyetçi yapıyı değiştiren ve yetkileri taşra ile paylaşan bir sistem yılların özlemidir. Kuruntular ve güvensizlik, dileriz bu defa reformu durdurmaz. Yeni yetkilerle güçlendirilmiş belediye başkanları ile ilgili uygulamanın başansı, merkezi yönetimde de başkanlık sistemine geçiş için cesaret verici olabilir.
O nedenle yerel seçimi öne alırken "güçlü başkanlar" çıkarma hedefi hür türlü hesabın önünde tutulmalıdır. Genişletilen yetkiler belediye başkanlarını güçlü yapmaya yetmez. Onlar asıl güçlerini halktan almalıdırlar. Bunun yolu seçim sistemi reformunu da birlikte yapmak, belediye başkanlarını iki turlu sistemle seçmek, yani halkın en az yarısının oyunu alarak gelmelerini sağlamaktır. Kentleri azınlık oylarının iktidarlarından kurtaracak cesareti AKP gösterebilir mi? "Bekleyip görelim" demiyorum, sivil toplum olarak bunu ısrarla isteyelim.
Akıllanmaz mıyız biz?
Ulusal boyutlu felâketlerin bile kirli menfaat ilişkilerine boyun eğdiremediği korkunç bir ülkede yaşıyoruz. Manşeti gördünüz: 17 Ağustos depreminde bir çok insanın ölümüne sebep olan müteahhitler, mühendisler bir kaç haftalık "cezaevi molası" ardından işlerine dönmüşler, hatta işleri büyütmüşler! İkisi Yalova Belediye Meclisi'ne seçildiği gibi biri de Mimarlar Odası Başkanı olmuş. İşledikleri suçun hesabını vermemişler ama belediye onlara bol bol iş veriyor. Bingöl'de 198 çocuğun altında kaldığı binayı yapan müteahhidin en çok iki yıl sonra masum insanlara yine mezarlar kazdığını duyarsanız şaşmayın. Çünkü düzen böyle kurulmuş: Adam yüzde 40'ın üstünde fiyat kırıp ihaleyi alıyor. "Ben bu inşaatın demirinden, çimentosundan çalacağım" itirafını baştan yapıyor ama kamu yetkilisi hesabını sormuyor. Sorsa "öteki firmadan rüşvet mi yedin?" diyecekler. Sonra... Altı büyüklüğünde bir deprem sistemi kana bulayıp rezil edince yargı devreye giriyor. Eldeki yasa hırsız müteahhide en çok 5 yıl hapis veriyor. Bir de 500 lira ağır para cezası!.. Ve mesleğine ihanet ederek cinayet işleyenler 2 yıl yatıp çıkıyor. Toplumlar acılarını ve kaderlerini kendileri seçerler. İktidar yeni İhale Yasası'ın delmeye çalışacak yerde hırsızlara karşı güçlendirmeye bakmalıdır!
İyi bir fırsat
AKP iktidarı yerel seçimleri 6 ay erkene almak istiyor. Amaç, yıpranma süreci başlamadan belediye seçimlerini yapmak ve yerel yönetimlerde de iktidar olmak
Haberin Devamı

