İyi bir başlangıç

Başbakan toplumun nabzını iyi tutuyor ve ustaca kullanıyor...

Haberin Devamı

Başbakan toplumun nabzını iyi tutuyor ve ustaca kullanıyor.

Dün katıldığı Konut Kurultayı'nda şaşırtıcı şeyler söyledi:

"Bütün milletin hakkının bulunduğu araziyi işgal edeceksin, oraya gecekonduyu konduracaksın, ondan sonra diyeceksin ki 'burası benim'. Bu haksızlıktır."

Erdoğan'ın "şehirleri gecekondulardan kurtarma zamanı" nın geldiğini söylemesi neden şaşırtıcı?

Kendisini siyasetin vitrinine çıkaran İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini "Ben de sizdenim" mesajını verdiği gecekondu oylan ile kazanmıştı; bunu unutmamak lâzım.

Kentlerde gecekondu oyları hâlâ birinci derece belirleyicidir; bu iki...

Ama şu gerçek de var:

Yağmanın sonu gelmiş, kötü kentleşmenin ürettiği sorunlar, başta asayişsizlik, hayatı cehenneme çevirmiştir.

Tabii iktidarın avantajı şu:
Başbakan gecekondu yapanları sadece suçlayıp karanlık bir geleceğin boşluğuna savurmuyor. Onlara 200 YTL taksitle konut edinme olanağı sunuyor.

Yoksul olanlara, taksitlerini Fak-Fuk-Fon'un ödeyeceği 50 metrekarelik konutlar öneriyor.

Kentleri kurtaracak iradeyi gösterdiği için, bu adıma sosyal konut üretimi ile adaletli ve pratik bir çözüm içeriği kazandırdığı için bu çabalan desteğe lâyık buluyoruz.

Gecekonducular hakkındaki sert sözleri, Başbakan'ın aslını inkâr yanlışı görülmemeli değişim yeteneğinin yeni bir kazanımı sayılmalıdır.

Belki bu değişimi, vaktiyle sarf ettiği "Allah ne verdiyse coğalın" sözünü geri alma ilhamını da beraberinde getirir.

Çünkü aşırı nüfus artışı gecekondudan beter bir tehlikedir!

Fethullah Hoca'yı beklerken...
Fethullah Gülen davasında mahkeme sunulan polis belgesi kafaları karıştırdı.

Çünkü son değerlendirme altı yıl önce Gülen aleyhine açılan laiklik karşıtlığı davasına dayanak olan Emniyet raporu ile taban tabana zıt.

Son belgede Fethullah Hoca'nın dinler arası barış için çalıştığı, yasadışı faaliyeti bulunmadığı, bu yüzden kökten dinci terör örgütlerinin
hedefi haline geldiği yazıyor.

Belli ki polisin kanaati epey bir değişmiş!

Tüm bu çabaların, yıllardır Amerika'da olan Gülen'in güven içinde yurda dönmesini sağlama amaçlı olduğu ve Cumhuriyet değerlerine bağlı kitlenin bu gelişmelerden kaygı duyduğu söyleniyor.

Telâşa gerek yok.

Yeter ki Hoca döndüğünde, polisin hakkındaki kanaatini sahiplenip garanti etsin!

Çünkü Gülen'in başını derde sokan kaset ortada.
Fethullah Hoca orada yandaşlarına şunu diyor:

"Adliyede, mülkiyede ve hayati müesseselerde coğalın ve ilerleyin.. Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz güne kadar bekleyin. Erken vuruş diyebileceğim çıkışlar yanlıştır. Dünya başınızı ezer sonra.."

Şimdi Hoca dönse "Ben de insanım, yanlış yapabilirim. Değiştim ve şimdi öyle düşünmüyorum" dese fena mı olur?

DİĞER YENİ YAZILAR