PKK'nın üzerine silâhla gitmek yerine onu bölerek halletme politikasında Amerika'nın önemli bir hamle yaptığı anlaşılıyor.
Arkadaşımız Ruşen Çakır'ın Kuzey Irak'ta Osman Öcalan'dan dinledikleri, PKK'daki parçalanma sürecinin hızlandığını açığa vurmakla kalmıyor, Apo'nun kardeşinin ABD tarafına geçtiğini de gösteriyor.
Bölücü terör örgütünden birkaç yüzü bulan yandaşlanyla koptuklarını, Apo'yla yollarını ayırdıklarını söyleyen Osman Öcalan önemli mesajlar vermiştir:
"Silâhı kayıtsız şartsız bıraktık. Karanmızdan asla dönmeyeceğiz."
"Bizler PKK hareketinin yenilikçileriyiz. AKP nasıl başanlı olduysa biz de olacağız."
"Bu ay içinde partileşip iddialı çıkışlar yapacağız."
"ABD'nin Irak müdahalesini destekliyoruz. Büyük Ortadoğu Projesi hayırlı bir projedir. ABD bize elverişli ortam hazırlıyor."
Gül niye patladı?
PKK ne kadar bölünürse o kadar iyidir. Ama yine de Osman Öcalan'ın örgütten kopması ile doğacak sonuçları şimdiden tahmin etmek kolay değildir.
Amerika'nın Kuzey Irak ve Kürt politikasını Ankara biliyor mu?
Son dönemlerde ve özellikle de Amerikan askerlerinin Türkmen kenti Tel Afer'e yönelik operasyonu sırasında yaşananlar Washington'un niyetleri konusunda ciddi güvensizliğe sebep olmuştur.
"Böyle devam ederse Irak'la ilgili konularda Türkiye'nin işbirliğini sona erdireceğini Powell'a söyledik.."
Soğukkanlılığı ile tanınan Dışişleri Bakanı Gül'ün bu sözleri, güven krizinin ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.
Şimdi soru şudur: ABD Osman Öcalan'ı nasıl kullanacak?
Türkiye Amerika için vazgeçilmezdir. Bu nedenle Washington "Kürt kartı"nı Türkiye'ye karşı daha önce pek çok Avrupa ülkesinin yaptığı gibi kullanmıştır ve kullanmaktadır.
Güvenin şartı..
Amerika, terörle mücadele alanındaki samimiyetine dünya çapında gölge düşürmek pahasına bu yanlışını sürdürür mü? Bu güvensizlik vardır.
Çünkü bozguna uğratılan PKK, Amerikan işgalindeki Irak'ta barınma ve nispi de olsa yeniden toparlanma olanağı bulmuştur.
Washington'un Osman Öcalan'ı silâhtan arındırıp yanına çekmekle iyi bir şey yaptığına Türkiye'yi inandırması, yaşanan bunca tecrübeden sonra ancak bir şartla mümkündür.
O da PKK'nın Kuzey Irak'ta mevcut silâhlı unsurlarına karşı, baştan söz verip sonradan askıya aldığı askeri operasyonu başlatmasıdır.
Amerika, Türk halkının canına yönelmiş terör tehdidi altında yaşamasına göz yumacak. "Sen halledemiyorsan, bırak ben halledeyim" dediğinde Türkiye'ye direnecek. Sonra da Irak'taki varlığını idame ettirmek amacında Türkiye'nin dostluğundan yararlanmak isteyecek..
Hor kullanmaya bu kadar dayanıklı dostluk yoktur!
İyi ama sonra?
PKK'nın üzerine silâhla gitmek yerine onu bölerek halletme politikasında Amerika'nın önemli bir hamle yaptığı anlaşılıyor
Haberin Devamı

