CHP lideri Baykal'a göre iktidar, dinci siyaset çizgisinin iş dünyası, medya ve liberal demokratlar tarafından desteklendiği bir ittifaktır.
Halk çoğunluğunun Avrupa Birliği'ne üyelik arzusu, bu güç birliğinin motoru olmuştur. Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlamak için tarih aldığı 17 Aralık'a kadar dayanışmanın gücü tırmanmış fakat sonra inişe geçerek bugün dağılmanın eşiğine gelmiştir.
Çünkü Fransa ve Hollanda'daki anayasa referandumları ardından Türkiye'ye tam üyelik yerine özel statü adı altında ikinci sınıf üyelik verilmesi önerileri açıktan telâffuz edilmeye başlamıştır.
Robert Kolej Mezunlar Derneği'nin "Türkiye'nin Gündemi" konulu konferansında konuşan Deniz Baykal Türk halkının acı gerçekle nihayet yüz yüze geldiğini söylüyor.
Baykal'a göre kamuoyu ile beraber iktidar da şoka girmiştir. Türban, imam hatip ve Kuran kurslarının gündemde hızla yükselmesine de AB ilişkilerinde yaşanan bu tıkanma sebep olmuştur.
Şimdi ne olacak?
Liberal demokratların Avrupa Birliği'ne ilerleyiş hatırına verdikleri desteği artık sürdürmeyeceklerini öne süren CHP lideri "Liberal demokrat-dinci siyaset dayanışması artık bu noktada çatlamıştır" diyor.
Baykal'ın tespitleri temennileri ile karışmış durumdadır.
Birincisi AKP içte ve dışta kazandığı meşruiyeti AB sürecine sahip çıkmasına borçlu olduğunu hiçbir şekilde unutmayacaktır.
İkinci nokta, liberal demokrat destek şu anda başka bir alternatif bulunmadığını görecek kadar gerçekçi davranacaktır. Bu da özellikle AB konusunda güven vermeyen CHP'ye yönelmek şeklinde değil, AKP'yi dinci sapmalardan caydırma çabalan ile kendini gösterecektir.
Fransa ve Hollanda referandumları AB'nin sonu değildir.
Baykal "Çağdaşlaşma kararlılığımızı sürdüreceğiz" diyor ama herkes biliyor ki AB süreci koparsa hemen ertesi günden itibaren reform süreci tersine işlemeye başlayacak, CHP içindeki statükocu kafalar bu geriye gidişe pek güzel gerekçeler icat edeceklerdir!
AB feda edilemez
Baykal'ın inandırıcı olmayacağını düşünmek iktidara rehavet vermemelidir.
Erdoğan'ın AB sürecinden kopma sonucunu doğuracak bir maceraya ülkenin sürüklenmesine razı olacağını düşünmüyoruz.
Yasa dışı Kuran kurslarını bir bakıma teşvik eden yasanın Çankaya'dan geri dönmesine Tayyip Erdoğan'ın gösterdiği aşın tepki AB sürecindeki hayal kırıklığının bir sonucu mudur?
Bunu bilmiyoruz ama şundan neredeyse eminiz:
Ülkede irticai örgütlenmenin değirmenine su taşıyacak olan bu düzenleme, hem kendi başına hem temsil ettiği zihniyet adına AB yoluna mayın döşeme yanlışı doğuracaktır.
Siyasetçilerden sorumluluk bekliyoruz.
Statükoya bağımlı bir partiye AB'yi, Milli Görüş'ün arka bahçesinde büyüyenlere laikliği samimi olarak sevdiremeyiz.
Ama şu kadarını yapabilirler:
CHP kötümserlik üretmesin, AKP de tabanındaki radikallerin tahrikine kapılmasın.
İttifak çökmez
CHP lideri Baykal'a göre iktidar, dinci siyaset çizgisinin iş dünyası, medya ve liberal demokratlar tarafından desteklendiği bir ittifaktır
Haberin Devamı

