Mehmet Sevigen dün CHP Genel Sekreter Yardımcısı görevinden istifasını açıklarken ilginç bir soru ortaya attı:
“İstifamı isteyen gazeteci ağabeylerim bakalım şimdi ne diyecekler?”
Kendi hesabıma ben kutluyorum!
Adının karıştığı olayın gazetede yayınlandığı ilk gün yapsaydı bu işi daha iyi olurdu ama yine de siyaset kültürümüze olumlu bir katkıda bulunmuş sayılabilir.
Çünkü o, böyle bir gölge ile makam işgal etmenin yanlışlığını AKP’deki benzeri Şaban Dişli’den daha erken fark etmiştir.
Sevigen’in bu meselede kendisini yenilgiye uğramış hissederek hınçlanması, attığı doğru adımı sakatlayacağı gibi kendisine de zarar verecektir.
Dünkü açıklaması sırasında kullandığı “haysiyet cellâdı” sıfatını kime, kimlere lâyık gördü, onu söylemelidir.
Kendisi arsa satışına aracılık eden ve kâr payı anlaşması yapan bir siyasetçidir. Üstelik ana muhalefet partisinin üst düzey yetkilisi konumundadır.
“Menfaat sağlamadım” diyor.
Diyor ama “menfaat sağlamak istediği ve bunun için bazı hizmetler yaptığı” belgelenmiş haldedir.
Buna fırsatçılık denir
Bir siyasi yönetici olarak katıldığı hizmet 5,2 milyon dolarlık arsayı 14 milyon dolarlık bir gayrimenkule dönüştürürken, vaat ettiği 200 bin dolarlık sermaye katkısı
1.1 milyon dolarlık menfaat getirecekti.
Yani hizmetin getiri katsayısı 2.7 iken Sevigen’in 200 bin doları 5.6 katına çıkacaktı.
Yaptığımız iş, kamu adına denetim görevidir, yani medya fonksiyonunun iyi bir örneğidir.
İstifa ile sonuçlanması ise, Sevigen’in haysiyetine fazladan bir zarar vermediği gibi onun tecrübesinde yaşanan ibret hiç kuşkusuz birçok yeni siyasetçinin haysiyetini benzer günahlara karşı koruyacaktır.
Türk siyasi kültürünün pek alışkın olmadığı istifa fedakârlığında bulunurken Sevigen’in bir de özür dilemesini beklemiyorduk. Ama istifa mecburiyetini doğuran sebebi unutarak bulunduğu durumdan menfaat çıkarmaya kalkışması hatadır, hatta tehlikelidir.
Buna “düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkma” fırsatçılığı derler!
Ve böyle davranması, istifasının genel başkanını, partisini ve çalışma arkadaşlarını korumak için verdiğine dair sözlerinin samimiyetine gölge düşürür.
Tehlikeli bir kumar
VATAN yönetimine üstü kapalı suçlama yönelten Sevigen, milletten aldığı yetkiyi kullanırken hassasiyet gösterdiği için cezalandırıldığını düşündürmeye çalışıyor.
Yaptığı yalnız Zafer Mutlu’ya değil VATAN ailesine yöneltilmiş bir iftiradır.
İstifasına sebep olan rezalet patlak verdiği gün Sevigen’in, sağda solda Bakırköy adaylığı için nüfuz kullanmasını istediğimizi neye dayanarak seslendirdiğinin hesabını soran Mutlu’ya tanıklar önünde “Ben böyle bir şey söylemedim” dediği halde dün aynı çamurla oynamaya kalkışması, bu istifanın zannedilenin ötesinde hayırlar getireceğini göstermiştir.
“Efendim CHP’ye yönelik bu yayın AKP’nin yolsuzlukları ile denge sağlama girişimi” imiş!
Hayır efendim değil... Yapılan, bağımsız tarafsız, namuslu gazeteciliğin gereğidir.
Denge sağlama girişimi diyemezsiniz buna.
Olsa olsa temiz siyaset özlemine adanmış bir avuç cesur gazetecinin iktidar-muhalefet demeden kirlenen siyaseti arındırma girişimi diyebilirsiniz!
Sevigen sonunda iyi bir iş yaptı. Gördüğü takdirlerin tadını çıkarmaya baksın.
Pişmanlıktan kahramanlık üretmeye kalkışmak şaşkınlık olur!
İstifanın keyfini çıkar Sevigen!
Haberin Devamı

