İstifa temizler

Bir yanlış, başka bir yanlışla düzeltilebilir mi? YSK Başkanı Tufan Algan bunu yapıyor!

Haberin Devamı

Bir yanlış, başka bir yanlışla düzeltilebilir mi? YSK Başkanı Tufan Algan bunu yapıyor!

3 Kasım seçiminden dört hafta önce DEHAP'ın seçime girme yeterliliğine sahip olmadığına dair Yargıtay C. Başsavcılığı uyarısını YSK dikkate alsaydı belki biraz zırıltı çıkacaktı ama seçimin aylar sonra iptalini gerektirebilecek bir risk baştan önlenmiş olacaktı.

Şimdi o risk var. O gün "Yeterli delil yok" diye DEHAP'ı seçime sokan YSK'nın başkanı Tufan Algan şimdi müsebbibi olacağı kaosun kâbusunu yaşıyor.

Kendine göre bir tedbir düşündü ama o da hukuk adına "kabahatinden büyük bir cürüm" doğurdu.

Çünkü "Seçimin iptali kaos yaratır" sözü şu önyargının işaret fişeği sayıldı:

"DEHAP'la ilgili sahtecilik kanıtlansa bile ben oyumu ve yetkimi, seçim sonuçlannı değiştirecek biçimde kullanmayacağım."

29 Eylül'deki temyiz davası merakla bekleniyor. Çünkü Yargıtay 6. Ceza Dairesi, DEHAP'ın mahkûmiyetini onaylarsa YSK'nın "yok" dediği delil kesinleşmiş olacak.

Ve YSK, Başkan Algan'ın o çok korktuğu kararı vermek zorunda kalacak.

Eski Yargıtay C. Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun dün Cumhuriyet'te yayınlanan yazısı bu tartışmanın ortasına bomba gibi düştü.

Çünkü Kanadoğlu, YSK'nın DEHAP'ı yeterliliğe sahip olmadığı gerekçesiyle geçen Mart'taki Çorum belediye meclisi seçimine sokmadığını ortaya koydu.

Yani 3 Kasım seçimleriyle ilgili karar vermek için YSK'nın temyiz davasını beklemeye ihtiyacı yoktur. Aradığı kanıt kendi kararlan arasında mevcuttur.

Hukuka sığmayan bir yargıcın adalet duygusuna verdiği zaran onarmak mümkün değildir.

Erdemli insanlar, kurumlan ve değerleri korumak için böyle zamanlarda kendilerini feda ederler. YSK Başkanı Algan istifa etmeyi ne zaman akıl edecek?



Hem sevgisiz, hem sorumsuz
Galatasaray-Fenerbahçe maçının kansız ve kavgasız geçmesi için statta alınacak tedbirler dün saptandı.

İki takımın taraftarları arasına, yurtlarda barınan kimsesiz çocuklar yerleştirilecekmiş.

Sporu düşmanlık sebebi sayan insanlık dışı sapmanın yarattığı tehlikeye karşı çocukları "tampon" olarak kullanan böyle bir yaratıcılık bizden alkış değil "yuh" alır!

Çok merak ediyorum: Bu karan verenler, top uğruna birbirlerinin kanına susayacak kadar çıldırabilen yaratıklann arasına kendi çocuklarını koyabilirler mi?

Koyamazlarsa, devlet güvencesindeki çocukları da koymasınlar.

Çünkü aklını kullanamayan insanları vicdanları da durduramaz ve olan çocuklara olur.

Devlet can güvenliğini sağlama görevini yerine getirmek için masum çocukların ardına sığınmaz. Niyet iyi bile olsa kötü yollara başvurmaz.

Bu örnekte iki uç var: Çocukları tampon yaparsınız veya çıkıp "Birbirinizi sevin ya da yok olun" diye bağırırsınız.

Başka seçenek yoksa bizim seçimimiz ikincisidir!

DİĞER YENİ YAZILAR