İstifa işte böyle olur

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül “Artık devir değişti” demeye getiriyor. Yolsuzluk varsa üstünün örtülemeyeceğini söylüyor.

Bu sözlerle yaşayan gerçeği mi, yoksa adı “Temiz Eller” olan bir hayali mi seslendiriyor?

Siyasetin faziletleri bilgi, tecrübe ve cesaretten kaynaklanır.

Ama liderler seçim öncesi milletvekili adaylarını belirlerken bağlılık duygusu ruhlarını teslim almış kişileri ve kişilikleri yanlarında Meclis’e götürmek isterler.

Sonuçta liderin günahlarını şikâyet etmeden taşımaya razı insanlar “standart vekiller” olarak parti gruplarının bedenini oluşturur.

Oysa insan, kendisini Meclis’te temsil eden vekillerin bağımsız ve korkusuz bireylerden oluşmasını diliyor.

Haklı bir itiraz

Adları oğulları nedeniyle yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına karışan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile İçişleri Bakanı Muammer Güler bir haftadır beklenen istifalarını dün sundular.

CHP’den “Evet ama yetmez” itirazı geldi.

Eksiği tamamlayan Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar oldu.

Anlattıkları ile istifalar süreci konusunda ibret verici şeyler söyledi.

Bayraktar’ın anlattığına göre üç bakana iki metin gönderilmişti. Biri istifa metni, öteki deklarasyon metni.

Bakana yönelen telkin “İstifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyonu yayınlayınız” içeriği taşıyordu.

Gönderenin Başbakan olduğuna herhangi bir şüphe yoktu.

Baskılar bunaltıcı hâl alınca Bakan Bayraktar, “Partimi rahatlatmak isterim ama istenen şey yanlış” diye itiraz etti.

..Ve az gelişmiş demokrasimize geleneğe dönüşmesini dilediğimiz bir örnek tavır bıraktı. Şunu dedi:

Başbakan’a çağrı

“Soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapılmıştır.

Bu nedenle bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifamı açıklıyorum. Sayın Başbakan’ın (da) istifa etmesi gerektiğini ifade ediyor saygılar sunuyorum.”

Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, demokrasi kültürü gelişmiş toplumların sahip olduğu bir farkı Türk halkına yaşatmıştır.

Çünkü hareketi, kısa vadeli çıkar hesabına değil gerçek bir “hesap verme” iradesine dayanıyor.

“Yargının yolunu tıkamamak için milletvekilliğinden de istifa ediyorum.

Milletvekili dokunulmazlığı arkasına saklanmak değil, adil bir yargılamanın adaletini talep ediyorum” demek istiyor.

Bakalım bizdeki düzen bu masum isteği kabul edecek mi?

DİĞER YENİ YAZILAR