İşte böyle!

Haberin Devamı

Siyasi tartışmaların bazen gerilim üretse de feda edilemeyecek büyüklükte yararları oluyor.

Meselâ CHP lideri Baykal iktidarın Anayasa değişiklikleri bahanesiyle laikliği referanduma götüremeyeceğini söyleyip şu soruyu sordu geçen gün:

“Biz laikliği referandumla mı koyduk Anayasa’ya? O zaman konulsa girer miydi?”

Başbakan Erdoğan, CHP liderinin sözlerini “Ülkede ‘laikliği millet oyuyla getirmedik’ diyen bir Baykal var” diye çarpıttıktan sonra halk oyunu, sandığı yücelten şeyler söyledi.

Ama dünkü sözleri, vaktiyle savunduğu “Tutturmuşlar bir laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor. Millet istemedikten sonra tabii gidecek yahu!” tezine taban tabana zıt bir duruşu yansıtıyordu.

Başbakan laikliğe iki önemli güvence inşa etti:

“Laiklik yüce meclisin iradesiyle ve milletimize benimsetilerek Anayasa’ya girmiştir, yoksa CHP’nin dayatmasıyla değil. Bugün de milletimizin kahir ekseriyeti laik düzenden yanadır” dedi.

Kendisi ve partisi için taahhüt yerine geçecek olan şu sözlerin de altı çizilmeli:

“Türkiye’de laikliğin oylanmasını isteyen yoktur. Buna ihtiyaç yoktur. Baykal ve zihniyetinden başka kimsenin milletimizin laiklikten yana olduğu konusunda bir şüphesi yoktur.”

Bu sözlerin, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmakla suçlanarak hakkında kapatılma davası açılmış bir partinin genel başkanı tarafından söyleniyor olması garip gelebilir.

Ama bizce asıl AKP’nin içinde bulunduğu özel durumun zorluğu bu sözleri önemli hale getiriyor.

Biz baştan beri iddianamedeki suçlamaları halkın vicdanında çürütecek türden eylem ve söylemlerin AKP hesabına en etkili savunma olacağına inandık.

Başbakan’ın laiklikle ilgili sözlerine samimiyet kazandıracak birkaç anlamlı adım, ufkumuzu karartan bulutları bir anda dağıtır.

Yalnız AKP’yi değil Türkiye’yi kurtarır!

*****

Tutmaz

Halkı önemseyen partiler özel bir birim oluşturmalı.

Bu birim gazetelerin internet sitelerindeki yazıların altındaki okuyucu yorumlarını izlemeli. Çünkü en doğru, en ilham verici görüşler orada.

Önceki gün AKP’nin “Siyasi Etik Komisyonu” kurulmasıyla ilgili yasa teklifini meclise sunacağına dair bir haber vardı.

Habere pek az vatandaş olumlu yaklaştı.

Çoğunluğun tepkisini şu cümle pek güzel ifade etmişti:

“Palavrayı bırakın, dokunulmazlıkları kaldırın!”

Her partinin meclisteki gücü oranında temsil edileceği bir komisyon, asla siyasete etik getirmez.

Çünkü devleti soyanlar devletin parasını harcayanlardır.

Çoğunluğunu iktidar milletvekillerinin oluşturduğu bir etik komisyonu hırsız mı yakalar, yoksa kendi hırsızını mı aklar veya kaçırır?

AKP döneminin belirgin özelliği yargı kompleksidir.

İktidar bu ayıbı örtmek için sahte bir mahkeme kurmaya çalışıyorsa hiç heveslenmesin, millet yutmuyor!


DİĞER YENİ YAZILAR