İşimiz zor!

Dünyanın adaleti böyle. Aynı suçları işlediler; biri asıldı öbürü sebep olduğu yıkıma çare öneriyor!

Haberin Devamı

Dünyanın adaleti böyle. Aynı suçları işlediler; biri asıldı öbürü sebep olduğu yıkıma çare öneriyor!

Bu yetmediği gibi herkesi sabırlı olmaya, yardımcı olmaya çağırıyor. Çünkü o, kuralları koyan süper gücün başkanıdır.

Bush planı, Irak’ı selâmete çıkaracağı konusunda küçük de olsa bir ümidi hak ediyor mu? Hayır etmiyor..

Türkiye’nin beklentilerine yönelik cevapların kofluğu ve samimiyetsizliği Irak’taki büyük meseleye dönük tedbirlerin beyhudeliği hakkında fikir vermeye yeter.

Meselâ Türkiye, Başbakan’ın ağzından Irak’ta barınan PKK ve Kürtleştirilen Kerkük konularında tehdit tonu taşıyan uyarılarda bulundu. Fakat Bush’un konuşması, Washington’un bölücü terör sorununu doğru algıladığı konusunda bile şüphe uyandıracak ifadeler barındırıyor.

PKK’nın adı Başkan Bush’un konuşmasında geçmedi, sadece planın ana hatlarını açıklayan belgede yer aldı.

Orada da Amerika herhangi bir garanti vermedi, görev “Irak’ın öncülük edeceği çalışmalar” başlığı altında tarif edildi:

“Türk ve Irak hükümetleriyle birlikte çalışarak bu iki ülkenin sınırındaki sorunları çözmesine yardım edeceğiz!”

Türkiye’ye gelen Amerikalı turistler bile PKK’nın bu ülke için “sınır sorunundan daha önemli” bir sorun olduğunu bilir.

Bush Saddam’ı astı ama gerçekte ona yenilmiş olduğunu bilmenin utanç verici ağırlığını taşıyor. PKK sorununu bu kadar çarpıtması yanında Türkiye’nin açıkça “seyirci kalamayız” dediği Kerkük konusunda hiçbir söz söylememesini bu mazeretine bakarak hoşgöremeyiz.

Başkan Bush, yarattığı enkazın ortasında kalmış bir mağluptur. Ankara Bush’un planını olumlu bir adım sayarak destekleyeceğini söylüyor.

Çünkü Amerika’nın tası tarağı toplayıp gitmesiyle sonuçlanacak muhtemel bir kıyamet senaryosunda günah taşımak akılcı bir siyaset olmaz.

Ama Türkiye onuru kırılmış bir deve söz dinletmenin sabrını göstererek sorunumuzun ne olduğunu tekrar tekrar anlatmalıdır.

Belli ki şimdiye kadar onu bile başaramamışız!

*****

Bayrak hepimizin
Ortak değerler üstünden siyaset yapmanın yanlışını dileriz AKP yönetimi bu defa görmüştür.

Dinin siyaset hesabına istismar edilmesi yüzünden ülke çok çekti ve çekiyor. AKP bu alanda kendini kârlı buluyor olabilir ama nihai hesap, yani bilanço zarar yazacaktır.

Çünkü bugün değilse yarın, toplumu “inançlı olan-olmayan” diye bölenlerin arkasından gidilmeyeceğini idrak edenler ezici çoğunluğa geçecektir.

Bayrak da öyle.. “Kurban olam ayına yıldızına” ne demek?

Bu bir fedakârlık değil ki, bir görev...

Geçmişte herkesin yaptığı görülmüş, ihtiyaç doğarsa gelecekte yapacağı bilinen bir ortak görevi bir partinin sahiplenmesi doğru, haklı ve samimi bir davranış mıdır?

Olmadığı şuradan belli ki, afişleme kampanyasını yürüten sorumlular, bazı bölgelere bu bayraklı afişleri göndermemek ve astırmamak suretiyle yakalanmışlardır.

Muhalefet bu ayıbı teşhir etti diye Başbakan’ın “Densizler, hazımsızlar” diye bağırıp çağırması, iktidarın daha çok zarar göreceği gerginlikler üretmek dışında hiçbir sonuç getirmeyecektir.

Başbakan vazgeçsin bundan.

Çünkü yapılan bayrak yarışı değildir, bayrağın çekiştirilmesidir!

DİĞER YENİ YAZILAR