Yetki tezkeresini meclis bugün kabul edecek. Bu kehanet değil kanıta dayalı bir tahmindir.
Kanıt da Bağdat'taki Büyükelçiliğimizin boşaltılması..
Büyükelçi Osman Paksüt ve elçilik personeli dün Türkiye'ye döndü. Böylelikle bugün Türkiye'nin tutumunu netleştirecek olan meclis kararına Bağdat'ta oluşabilecek tepkilerin risklerine karşı tedbir alındı.
Hükümet Kuzey Irak'a asker göndermek ve Amerikan askerlerinin Türkiye'de konuşlanmasına izin vermek amacıyla meclisten yetki istiyor.
Meclisin üçte iki çoğunluğuna sahip tek parti iktidarı için iş mi bu?
Türkiye'nin Irak denklemi dışında kalma lüksüne sahip bulunmadığını milletvekillerine kabul ettirmek bu kadar zaman alır mı?
İki sorunun cevabı da "hayır" dır..
Ama hükümet, zamanı lehine kullanan mükemmel bir kriz yönetimi uyguladı.
Taleplerimizi, geçmişteki gibi gerçekleşmeyen boş vaatlerin pamuk ipliğine değil yazılı taahhüt şartına bağladı.
İstenseydi tezkere dün meclis gündemine getirilebilirdi. "Grubu ikna" bahanesiyle 24 saatlik bir uzatma sayesinde son bir-iki pürüz de giderildi.
Kimse bu gergin süreci "Bir avuç dolar pazarlığı" diye horlamamalıdır.
Geçmişte bizi uyuttular. Türkiye'de pazarlık gerilimini taşıyamayan, utangaç ve tedirgin bir siyaset kültürü oluştu. Bu hesaplardan ne kadar uzak durursak o kadar onurlanacağımızı zannettik. O yüzden bu bölgenin ucuz bekçisi olduk. Bize sorulmadan yapılan planların "hazır asker"! olarak görüldük.
Türkiye bu olayda bir "ilk" le tanışıyor:
Hiçbir garanti ve yardım almasak bile, gerekirse büyük bedeller ödeyerek dahil olmak mecburiyetinde olduğumuz Irak denklemine Amerika'nın garantileri ve mali yardımı ile dahil oluyoruz.
İlerde "keşke savaş olmasaydı" diyebiliriz. Ama asla "keşke girmeseydik" demeyiz!
Savaşla karışık YÖK!
İktidar savaş şartlarını kötüye kullanmasın.
Daha açığı, asker Kuzey Irak'a girerken AKP de YÖK'e girmeye kalkışmasın..
Bulanık suda balık avlama fırsatçılığı olur. İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Bülent Berkarda' nın açıklamalarını okumak (Aydınlık 23 Şubat) bizi bu uyarıyı yapmaya zorladı.
Prof. Berkarda "İki iş yapılıyor" diyor.. "
1. YÖK, Cumhurbaşkanı ağırlıklıdır. Yeni tasarıda hükümetten 7 kişi geliyor ve hükümet çoğunluğu elde ediyor. YÖK'ü hükümete bağlı hale getiriyorsunuz.
2. ÖSYM sadece öğrenci değil memur alınırken de merkezi yöntemle seçme yapar. YÖK aracılığıyla sınav konusunu da hükümet denetimine aldığınızda, memur alımlarında ne olacağını kestiremiyorum.."
İktidar bu tasarıyı meclise getirecekse savaşın bitmesini beklemelidir.
Aksi halde yaptığı iş reform olmaz darbe olur!
İşaret fişeği
Yetki tezkeresini meclis bugün kabul edecek. Bu kehanet değil kanıta dayalı bir tahmindir.
Haberin Devamı

