Nasyonal sosyalizmi her an uyanıp insanlığın başına belâ olacak bir hayalet gibi görürüm.
Çünkü tarihin en büyük savaş felâketinden sorumlu bir ulusun Hitler’in yenilip intihar etmesinden sonra havalara uçmasını, mağdur rolü oynamasını, savaş yorgunu dünyanın da bu pişmanlık gösterisini bir “ucuz kurtuluş” sayarak alkışlamasını oldum olası samimi bulmamışımdır.
Irkçı hayalet 1993 yılının 29 Mayıs gecesi Solingen’de ortaya çıkmıştı.
Irkçı dört Alman Türklerin kaldıkları evi kundaklamış Genç ailesinin 3’ü çocuk 5 üyesi yanarak ölmüşlerdi.
Yine hortladı mı?
O tarihten bu yana her yıl bu insanlık ayıbını lânetlemek ve tekrarını önlemek yolundaki ortak kararlılığı güçlendirmek adına yapılan törenler atılan nutuklar pek işe yaramamış gibi görünüyor.
Önceki gün Ludwigshafen kentinde 9 Türk’ün hayatını kaybettiği yangın, ırkçı melânetin hortladığı şüphesini hemen gündeme getirdi.
Yangının Türk ailelerin yaşadığı apartmanın zemin katında başlaması, itfaiyenin gecikmesi, N24 adlı TV kanalının iki tanığa dayandırdığı “Bir Alman genci, çakmağı ile tutuşturduğu bir nesneyi bir bebek arabasının yanına attı” iddiası kundaklama ihtimalinin ciddi olarak ele alınması gereğini Alman otoritelere de kabul ettirmiş görünüyor.
Dahası var:
Dün Almanya’nın üç kentinde şüpheli yangınlar çıktı. Herne kentindeki olay yine zemin kattan başlaması nedeniyle Ludwigshafen’deki faciaya çok benziyor.
Devlet adamı gibi
Yaşanan feci olay iki ülke iki toplum bakımından çok önemli.
İki tarafın da acil ihtiyacı gerçeğe mutlaka ulaşmaktır. Orada 2,5 milyon Türk yaşıyor. Bu insanlar Almanya’yı ikinci vatan kabul etmiştir. Güven duygularını kaybetmelerinde iki tarafın da menfaati yoktur.
Gurbet duygusu insanları hassas yapar. Şimdi Almanya kolay avlanmaya elverişli bir oy deposu durumundadır.
Başbakan Erdoğan bugün Almanya’ya gidecek. “Hasat” düşünen bir politikacı gibi değil, vatandaşlarına güvence sağlamaktan başka kaygısı olmayan bir devlet adamı gibi hareket etmelidir.
Meselâ bu yangınla ilgili soruşturma ve izleyen yargılama aşamalarında üç kişilik bir TBMM heyetinin gözlemci olarak bulunmasının Alman hükümetine kabul ettirilmesi güven artırıcı, yararlı bir ilerleme olur.
Alman parlamentosunda Türklerle ilgili yasalar oluşurken benzer bir Türk parlamento heyetinin danışmanlık katkısı sağlamasına imkân tanınması da örnek bir işbirliği yaratır.
Başbakan orada siyaset yapmak istiyorsa, Alman halkının önünde ırkçı, yabancı düşmanı, Türk düşmanı partilerin tahriklerinden üreyen utanca dikkat çekmeli, hem siyasetçilere, hem medyaya bu meşum olaylar karşısındaki sorumlulukları için özeleştiri çağrısı yapmalıdır.
Hesap sorarken ölçüyü kaçırmamak çok önemlidir.
Maazallah biri çıkar “Sen önce İstanbul’da havai fişek patlamasında ölen 22 garibanın hesabını ver ondan sonra gel bize hesap sor” diyebilir.
Patavatsız siyasetçiler her yerde var!
Irkçı hayalet!
Haberin Devamı

