İranlı kadınlar

Humeyni devrimi İran'a iç politikada baskı ve ayrımcılık, dış politikada saldırganlık getirdi

Haberin Devamı

Humeyni devrimi İran'a iç politikada baskı ve ayrımcılık, dış politikada saldırganlık getirdi.

Dünya uzun yıllar bu akımın öteki islâm toplumlarını etkileyeceği korkusunu yaşandı. Duvarların yıkıldığı çağda insanların özgürlük tutkusuna zincir vurulamayacağını bilmek güçlü bir umuttu.

İslâm bilginleri inanıyordu ki, İran'daki modelin başarı sağlayamayacağı görülünce, insan haklarını ve uluslararası hukuku içeren yeni bir İslâmi kimlik ortaya çıkacaktır.

Çünkü ulusal devlet, anayasal hükümet, kuvvetler ayrılığı, din veya cinsiyet gözetilmeksizin eşitlik gibi evrensel değerler İslâm'a ters değildir, tam tersine İslâm hukukunun uyması gereken değerlerdir.

Oyun bozuldu
İran'da hayat, toplumsal taleplerle ve oldu-bitti şeklindeki gerçekleşmelerle hızlı bir değişim geçiriyor ve bu durum, mollaların uykularını kaçırıyor.

Şeriatçı kafanın vazgeçemediği hedefi, kadınları baskı ile kapatıp hayattan izole etmektir. Humeyni de bunu yaptı ve geldiği günden itibaren bütün kadınlar kara çarşaflara büründü.

Dini simgelerin ve cihat naralarının İslâmi buyruklar olmadığı, tersine toplumu faydacı düşünceden ve çağdaş dünyadan kopararak ahlâki ve ekonomik sefilliğin egemen olduğu "üçüncü dünya"ya mahkum ettiği çabuk farkedildi.

Çünkü İran genç ve eğitimi nisbi olarak yüksek bir nüfusa sahip. 15-24 yaş arası kızların yüzde 97'si okuma yazma biliyor ve 2002 yılında üniversitelerdeki kız öğrencilerin sayısı erkekleri geçti. Çalışan kadınların oranı otuz yılda üç kattan fazla arttı.

Bize de ders
Dipten gelen değişim hemen kadınların giyim kuşamına yansımıştır.

İranlı kadınlar, rejimin dayattığı örtülerden kurtulmanın bilinçli, sistemli çabasında önemli yol katettiler.

Örtü her gün biraz daha geriye giderek saçlar ortaya çıktı, uzun, bol pardesüler yavaş yavaş kısaldı, bele oturdu.

Kadının özgürleşmesi ve kimliğini savunması gericinin kâbusudur.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hameney önceki gün bu durumun İranlılar için ulusal tehlike oluşturduğundan söz ederek kadın giyimine İslâmi kurallara uygun bir sınır konulması çağrısında bulundu.

Kendine göre haklıdır. Kadınlar kapanmadığı ve toplum yaşamından dışlanmadığı takdirde İran'daki baskı rejiminin devam etmesi mümkün değildir.

Türkiye'de kadınları seksen yıl önce peçeden kurtaran Atatürk'e yönelik gerici düşmanlığın baştan gelen sebeplerinden biri de budur.

Türkiye'de türbanı, hak ve özgürlük diye savunanlara acaba İran tecrübesi ve İranlı kadınlar bir şeyler anlatabiliyor mu?

DİĞER YENİ YAZILAR