Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir kriz, asla kaldıramayacağımız bir risk olur.
Ama ne yazık ki Türkiye'nin Irak'taki istikrar gücüne asker göndermesi konusunda birbirini tutmayan haberler ve çelişkili beyanlar, gelecek günlerin böyle bir tehlikeyi barındırdığı işaretlerini veriyor.
Başbakan Erdoğan, Irak'a Türk askeri istendiği haberlerini dün tekrarladı.
Bugün Amerika'ya gidecek olan Dışişleri Bakanı Gül ABD'nin henüz resmi bir talepte bulunmadığını, niyetin sadece resmi olmayan istişarelerde dile getirildiğini bildirdi.
Şimdi sıkı durun: ABD Büyükelçisi Pearson dün veda ettiği diplomasi muhabirlerine Irak'taki istikrar gücüne asker gönderme önerisinin Türkiye'den geldiğini söyledi.
Belli ki bizimkiler, tezkere kazasının sebebiyet verdiği tepkinin hasarını önlemek için Amerika'ya bir jest yapmışlar.
Irak'ın bataklığa dönüşmeye başlaması üzerine de ABD yönetimi bu öneriyi ihtiyatlı bir biçimde değerlendirmeye almış.
Tedbir alındı mı?
Savaş planlarını AKP iktidarının bol keseden vaatlerine dayanarak yapan Amerika'nın daha sonra ortada kalmasıyla sonuçlanan rezalet asla ikinci kez tekrarlanmamalıdır.
Yazık ki bundan emin olamıyoruz. Çünkü Dışişleri Bakanı Gül dün aynı demecinin bir yerinde "öneri gelirse cevabı Anayasa'ya uygun olarak verilir" diyor, başka bir yerinde "Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin görüşü çok önemli" diyor.
Teklif ilk bizden gittiğine göre hükümetin o tarihte Genelkurmay'ın olumlu görüşünü almış olması gerekirdi. Ayrıca bu da yermiyor. Çünkü ilişkileri berbat eden tezkereye de asker destek vermişti ama iktidar meclisteki üyelerine hakim olamadı.
Anayasa bu iş için meclisten karar çıkarmak gerektiğini öngördüğüne göre iktidar bu kez ne tedbir aldı?
Bir tezkere daha
Hükümet, meclisten 20 Mart'ta aldığı yetkiyi bu amaçta kullanacağını düşünmesin. Çünkü o yetki, Türk askerinin Kuzey Irak'a gönderilmesi ile sınırlı. Amerika da Kuzey Irak'ta yeni Türk askeri gücü istemiyor.
Büyükelçi Pearson bunu dün, nezaket örtüsüne rağmen açık açık söyledi. "Kuzey Irak şu anda en güvenli yer. Bizim istediğimiz ise, birliklerin istikrarın tam sağlanamadığı yerlerde kullanılması" dedi.
Dışişleri Bakanı Gül bütün bu gerçekleri bilerek ve meclisteki kötü sürpriz risklerine karşı tedbirleri alarak oturmalıdır Washington'daki müzakere masalarına.
Ve asla gerçekleştiremeyecekleri bir sözü de vermemelidir.
Tezkere fiyaskosu ile 21. Yüzyılın parlayan yıldızıydık, söndürdüler.. Şimdi bir de meteora döndürmesinler!
Irak'a Türk askeri
Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir kriz, asla kaldıramayacağımız bir risk olur
Haberin Devamı

