Irak hesapları

Hayat, doğru yolda gösterilen cesareti ödüllendirir. Dış politikada da bu böyle.. Irak'a asker göndermek konusunda yaşadığımız belirsizlik, hükümetin talep ettiği izni meclisten almasıyla son buldu

Haberin Devamı

Hayat, doğru yolda gösterilen cesareti ödüllendirir. Dış politikada da bu böyle..

Irak'a asker göndermek konusunda yaşadığımız belirsizlik, hükümetin talep ettiği izni meclisten almasıyla son buldu.

Karar, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğini kaplayan bulutları dağıtırken, başımızı ağrıtan bu sorun, bir günde Amerika'nın meselesi oluverdi.

Türkiye güvenilir bir müttefik olduğunu kanıtlamıştır. Ama askerini Irak'a şartlar ne olursa olsun göndermek gibi bir mecburiyet atanda değildir. Bu özverinin Irak halkı tarafından şükranla kabul edilmesini sağlamak artık ABD'nin sorumluluğudur.

Bizim hedeflerimiz baştan beri belli:

Irak, siyasi bütünlüğü zarar görmeden demokratik bir yönetime kavuşsun ve Kuzey Irak terörden temizlensin..

Türkiye'nin güvenlik menfaatleri Irak halkının çıkarları ile bire bir örtüşüyor.

Buna rağmen Amerika'nın kurduğu geçici yönetim eğer Türk askeri istemiyorsa, o zaman itirazın nedenlerini daha şüpheci bir gözle aramak lâzım.

Türkiye'nin rolü..
Geçici yönetim içindeki Kürt ve Şii unsurların bu muhalefete önderlik ettikleri biliniyor. Ve onların, Irak'ı bu badireden bütünlük içinde çıkarma hedefine inançla bağlı olduklarını iddia etmek kolay değildir.

Türk askerinin Irak'a gitmesini sağlayacak şartları yaratıp yaratmamak, Irak'ın siyasi geleceğine ışık tutacaktır.

ABD Savunma Bakanı Rumsfeld dün, Bağdat'taki geçici yönetimin karşı çıkmasına rağmen Türk askeri için kararlı oldukları konusunda açık bir mesaj verdi.

ABD'nin Irak politikasına Almanya karşıdır. Buna rağmen Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Wolf-Ruthard Born, birçok Türk siyasetçinin göremediği gerçeğe ışık tutan bir değerlendirme yaptı dün:

"Irak'taki belirsizlikler nedeniyle bu karar Türkiye için önemlidir.. Türkiye'nin Irak'a asker gönderme kararı, Irak'ta demokrasinin sağlanması açısından önemlidir.."

Bizim meselemiz
Kararı eleştirenler, halkın Atatürk'e beslediği inanca dayanarak iktidara yükleniyor.

İktidarın, Atatürk'ün özlem ve hedefleriyle çelişen niyet ve eylemleri vardır fakat Irak konusundaki eleştiri, onun şu sözleri karşısında boşlukta kalıyor:

"Türkler bu topraklarda tam Batı medeniyetli 25 milyonluk bir toplum olunca kendi kendilerini savunacaklar. Elli milyona çıkınca, eğer çevrelerinde bazı meseleleri varsa, o vakit onlara bir göz atacaklar."

"Irak'ta olan bitenler Türkiye'nin meselesi değildir" diyebilecek kimse var mı?

Bu tartışmayı, iç politika didişmelerinin bıkkınlık veren kısırlığından kurtarmak lâzım.

Türkiye iyi niyetlerini kendi halkına anlatamazsa Irak halkından ne hakla anlayış bekleyebiliriz?

DİĞER YENİ YAZILAR