Siz Anayasa'nın ne dediğine bakmayın; Türkiye'deki iktidarların vergi politikası "kazsa kazıkla" kolaycılığına ve hoyratlığına dayanır.
Anayasa herkesin "mali gücüne göre" vergi ödemekle yükümlü olduğunu yazıyor. Hükümetlere de "vergi yükünü adaletli ve dengeli dağıt" diyor.
Peki bu emri hangisi dinliyor?
Hiçbiri..
AKP lideri Erdoğan, Başbakan Gül ve Maliye Bakanı Unakıtan üç aydan beri "IMF istiyor diye KDV artbrılmaz" diyor, tersine vergi oranlarının "tatlı tatlı" düşürüleceğini söylüyorlardı.
Tezkere depremi ardından kendi basiretsizliklerinin faturasını halka çıkardılar.
Millete kazık attılar!
Kümesteki kazlar
Devlet vergi gelirlerinin büyük kısmını Akaryakıt Tüketim Vergisi'nden, KDV den ve gümrük vergisinden topluyor.
Gelir vergisinin yüzde 90'ı ücretlilerin maaşından kesiliyor. Beyana tâbi, yani gönüllü olarak ödenen vergiler komik düzeyde kalıyor.
Toplaması gereken vergiyi toplayamayan, meselâ faiz yiyenleri vergilendirmekten korkan iktidarlar açıklarını ya dolaylı vergileri artırarak veya kümese tıktıkları kazları daha acımasızca yolarak kapatmaya uğraşıyorlar.
AKP iktidarının son yaptığı da budur:
Evi ve arabası olanlar bu yıl ikinci kez vergi ödeyecek, kamu işçileri yıllık ikramiyelerinden birini alamayacak, çiftçilerin beklediği 1,4 katrilyon liralık doğrudan gelir desteği verilmeyecek, memur ve emekli aylıklarından ek kesinti yapılacak..
Evet, devletin vergi gelirlerini artırmaya ihtiyacı var. Türkiye borç kıskacını hafifletip dünyanın en büyük haksızlığı olan enflasyonu yenmek zorunda.
Ama bu mecburiyet adaletsizliğin mazereti olamaz.
Ehveni şer çözümü
Memur, işçi, emekli ve köylü zaten yoksulluğun onur kırıcı dramını yaşıyor.
Oturduğu evden başka gayrimenkulu olmayanların da çoğu aynı kaderin ortağı durumunda.. Bu yığınlardan vergi istemek, etlerini koparmaktır.. Ücretlerinden kesinti yapmak, eve zar zor götürdükleri kuru ekmeğe el uzatmaktır.
Bu zalimliği yapan çarpılır!
İktidar yoksulların boğazına sarılacak yerde, sahip olduğu tek evde kendisi oturanlardan ikinci kez vergi isteyecek yerde KDV'yi bir iki puan yükseltseydi daha doğru bir iş yapardı. Hiç değilse tüketim vergisidir, parası olan, tüketen öder..
Evet KDV zaten yüksek ve inmesi lâzım ama ne yapalım; yoksulun ciğerini sökmekten evlâdır.
İktidar partisi adıyla övünüyor: "Adalet ve Kalkınma".. Lâyık olsunlar o zaman.
Kalkınmayı bekleyebiliriz. Bunun için zaman ve kaynak lâzım. Ama adaleti hemen istiyoruz. Çünkü bunun için para gerekmiyor..
İnsaf yetiyor!
İnsaf çağrısı
Siz Anayasa'nın ne dediğine bakmayın; Türkiye'deki iktidarların vergi politikası "kazsa kazıkla" kolaycılığına ve hoyratlığına dayanır
Haberin Devamı

