İmparator!

Haberin Devamı

Fatih Terim “Arkadaşlar ben bundan sonra ders almam, ders veririm” demiş.

Basın toplantısında gazetecilere derslerini vermiş!

Keşke pek merak ettiğimiz bir soruyu da o arada cevaplayıp Malta adlı mahalle takımının sahasında iki puan bırakırken kime ders vermiş ve ne dersi vermiş; onu da söyleseydi...

Sen ülkenin en yüksek profesyonel maaşını, kazandırdığın zaman en yüksek primlerini al üstüne övgülerle göklere çıkarıl ama başarısızlığın hesabını vermeye sıra gelince efelen, kabadayı kesil!

Olmadı sayın hocam!

Biz millet olarak küçük bir yakınmayı “Al ananı da git” diye püskürten başbakan da gördük ama o orada kalsın.

Kötü örnek emsal olmaz.

Taşıdığın unvan milli takımın sahipliği değildir.

Takımın sadece sorumluluğu sana verilmiştir.

Maddi karşılığını fazlasıyla aldığına göre başarı durumlarında göklere çıkarılmayı nasıl tevazu gösterme zahmeti bile duymadan kabul ediyorsan başarısızlıkta eleştirilere saygı ve sabır göstermeye de o kadar mecbursun.

“Gazetecilik diye bir meslek var ama vicdansızlık gibi bir meslek yok” demişsin.

Peki bu işte imparatorluk diye bir meslek var mı?

Yok... O zaman sen de “imparator” lâfını fazla ciddiye alma! Ne bize, ne başkalarına, hiç kimseye tebaanmışız gibi muamele etmeye kalkma.

Hayat herkese her yaşta yeni bir şey öğretebilir.

Kusursuzluk yalnız Allah’a mahsustur! Bugünkü maçta başarılar diliyoruz!

*****

“Nasıl olsun?” değil “kim yapsın?”

Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk’un anayasa hazırlığı ile ilgili görüşleri çok noktada Ali Rıza Bozkurt’la örtüşüyor.

Star’da çıkan yazısında Sami Selçuk da salt anayasa yapmakla yükümlü bir “kurucu meclis” şartı öngörmüş...

“Parlamentomuz, isterse yüzde 84 temsil gücü olsun, anayasa yapmamalı” diyor.

“Anayasayı yapanların hiçbir beklentileri olmamalı, işleri bitince köşelerine çekilmeli” diyor.

Bizde yapılmak istenen ne?

Bu işi halkın değil, parti liderlerinin seçtiği milletvekillerine yaptırmak!

Yanlış bir gündemle havanda su dövüyoruz.

“Nasıl bir anayasa” sorusuna sıra gelmesi için önce anayasayı kime yaptıracağımız sorusunun doğru cevabında birleşmek zorundayız.

Cindoruk VATAN’a 1992’de Meclis Başkanı sıfatıyla yeni bir anayasa için oluşan partilerarası uyum komisyonunun, laikliği koruyan 24’üncü maddeyi değiştirmek isteyen Refah Partisi’nin ısrarı nedeniyle dağıldığını hatırlatıyor.

Gül o zaman Refah heyetindeyken ne istiyorsa, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında da yakın şeyler söylüyor.

Evet evet, siyasi meclis anayasa yapmamalı.

Sonra şey...

Beş yüz kırk dokuz milletvekilinin bir ay kadar önce bağlı kalacaklarına namus-şeref yemini ettikleri anayasa hangi anayasaydı?!

DİĞER YENİ YAZILAR