IMF’nin ümüğünü sen sık Tayyip Bey!

Haberin Devamı

Sözler yerine göre değer kazanır. “Ümüğünü sıkmak” sözü Başbakan’a yakışmadı!

Belli ki Kaynanalar dizisinin tiryakisi olmuş Başbakanımız zamanında ve Nuri Kantar’dan etkilenmiş.

Peki ama bu sözü krizde ve hele de IMF’ye karşı sarfetmiş olması, onu Nuri Kantar gibi sevimli yaptı mı milletin ve IMF’li muhataplarının gözünde?

Yabancı uzmanlar acımışlardır büyük ihtimal. Çünkü şu söz Başbakan olarak doğru bilgilerle beslenemediğini kanıtlıyor:

“Ümüğümü sıkmazsa IMF ile anlaşırım!”

IMF, müşterilerini kazıkladığı ölçüde menfaatlenen kâr amaçlı bir kuruluş değildir. Burayı bir kliniğe benzetebiliriz.

Ekonomisi hastalanan ülkeler kendi istekleri ile buraya başvururlar ve iyileşmek için yazılan reçeteye uyacaklarını taahhüt ederek destek alırlar.

Yani IMF’nin “Benimle anlaşacaksın” diye boğazını sıktığı bir ülke yoktur.

Hedef cahil oylar

Erdoğan’ın hayatı boyunca kötülediği IMF’ye iktidara gelince hiçbir hükümetin göstermediği sadakati göstermesi, partisinin en önemli şansıdır.

Biri Başbakan’a “IMF’den şimdiye dek ne zarar gördünüz?” diye bir soru sorsa cevabını veremez!

Peki niye öyle konuştu?

Tabii ki sebep yine popülizm hastalığı...

Başbakan, bilen azınlığın gözünde zaten itibar taşımadığını bildiği için onlar katında ayıplı hatta gülünç duruma düşmekten korkmuyor, bütün enerjisini eğitimsiz çoğunluğun gözünde yücelmeye harcıyor.

IMF ile anlaşma Türkiye’nin kriz dönemindeki dayanıklılığını artıracaktır.

“Ümüğümü sıktırmam” diyen Başbakan yatırım yapıyor.

“Şartlarımı kabul ettikleri için imzaladım” dediğinde daha inandırıcı bir hava yaratmanın hazırlığıdır bu.

Sağlıksız mantık...

İktidarın ilişkiler mantığındaki hastalığı açıklıyor aslında bu söz.

Mutlaka birinin ümüğü sıkılacak. Sıkan da daima kendileri olmalı!..

Başbakan geçen hafta da bankaları “faizleri yükselterek ve kredileri geri çağırarak fırsatçılık” yapmakla suçlamıştı.

“Efendim bankalar da aynı krizle savaşmaya çalışıyor. Onlardan beklediğimiz görevi yapabilmeleri için sağlam basmaya onlar da mecbur. Böyle yüklenmeyin” diyecek biri yok mu etrafında?

Krizin etkilerini ancak işbirliği ile aşabiliriz.

Başbakan “Bize akıl veriyorlar” diye homurdanmasın.

Az olan şey değerlidir. Bilgi ve akıl şu an çok değerli.

Türkiye genellikle çok başlılıktan çekmiştir.

Şu andaki sorun başsızlıktır!

DİĞER YENİ YAZILAR