AKP iktidarının başarısını önümüzdeki birkaç aylık performansı belirleyecek.
TÜSİAD Başkanı Özilhan dün, seçimden tek parti iktidarı çıkmasıyla doğan umudun erimeye başladığı belirterek "Bu büyük fırsatın her an elimizden uçup gitmesi endişesini yaşıyoruz" dedi.
IMF'den gelen sert uyarılar, bu endişelerin TÜSİAD'a özel kuruntular olmadığını gösteriyor.
Hükümetin, sosyal harcamaları artırmaya yönelik uygulamaları, vergi affı ve İhale Yasası'nı delme girişimleri, zaten tedirginlik yaratıyordu.
ABD Hazine Bakan Yardımcısı Taylor, iki hafta önce Ankara'ya geldiğinde, savaş zararlarının karşılanmasıyla ilgili taleplerimiz müzakere edilirken işareti vermişti:
"Savaş olmasa bile durumunuz iyi değil. Ekonomik programı uygulamıyorsunuz. Kendinize çeki düzen verin!"
IMF'den gelen son mesaj, uyanların nihayet yaptırım içeren ciddi bir nitelik kazandığını gösteriyor:
"Koşullar yerine gelmezse, anlaşmanın yürümediği ilân edilebilir.."
Hemen söyleyelim ki böyle bir şey olmayacaktır. Çünkü hükümet böylesine vahim bir gelişmeye fırsat vermez, veremez.
Ama şunu da sormak gerekir:
Ankara Amerika'nın Irak'a yönelik askeri hazırlıklarına tam destek vermiş olsaydı IMF Türkiye'yi bu kadar sert bir tonla uyarma cesaretini gösterecek miydi?
Elbette hayır..
Türkiye şu anda ekonomik kurtuluşu ile savaştan korunma amacının çelişkisinden doğan düğümü çözme zorluğu ile karşı karşıyadır.
TÜSİAD'ın dünkü uyarısından iktidar yararlanmalıdır:
"Türkiye demokratik bir ülke olarak hiçbir zaman totaliter bir rejimin yanında yer almamalıdır.."
Arabesk manzaralar
Dış gezilere çıkan Başbakan'ı uğurlamak ve dönüşünde karşılamak için bakanlar Esenboğa Hava Limanı 'na üşüşüyorlar.
Başbakan Gül Suudi Arabistan ve İran gezisine cumartesi günü çıktı, pazar akşamı döndü. Giderken beş bakan, dönüşünde dokuz bakan işi gücü bırakıp 20-25 araba dolusu koruma ordusu ile Esenboğa'ya taşındı.
Bu alâyiş, iktidar olmanın keyfini çıkarmaksa hemen söyleyelim ki seçilen yöntem alaturkalıktır.
Hatta alaturka bile değil, arabesk!
Karşılamanın fotoğrafını bugünkü birinci sayfaya koyduk.
Sıra sıra bakanlar, en başta da türbanlı eşi ve eşofmanlı oğlu..
Bu bir devlet protokolü ise eşi ve oğlu fazla.
Protokol olmasa Bayan Gül ile oğlunun karşılamaya gelmesi daha anlamlı olacak..
O nedenle biz, gereksiz fazlalığın bakanlar olduğunu düşünüyoruz.
Makamlar geçicidir. Önemli olan iyi izler bırakmak.. Bu izler basan olur, doğru gelenekler yerleştirmek olur.
Cumhurbaşkanı Sezer, bu protokolü kaldırdı. Artık Başbakan'ın ve bakanların uğurlama ve karşılama için havaalanına gelmesini istemiyor.
Başbakan, Cumhurbaşkanı'nı örnek alarak bu gereksiz zaman ve enerji israfına son vermeli..
IMF kıskacı
AKP iktidarının başarısını önümüzdeki birkaç aylık performansı belirleyecek. TÜSİAD Başkanı Özilhan dün, seçimden tek parti iktidarı çıkmasıyla doğan umudun erimeye başladığı belirterek "Bu büyük fırsatın her an elimizden uçup gitmesi endişesini yaşıyoruz" dedi...
Haberin Devamı

