Ahlâkı yitmiş bir ekonomik düzenin felâketli maliyetini merak edenlere Türkiye'nin macerası ibret olacaktır. "Rekabet hukuku ahlâksızlık karşısında aciz kalmaya başlarsa ne olur?" sorusuna batık bankalarla dolu ve krizlerle geçen yıllar en açık cevabı veriyor. Uğradığı haksızlığın nefreti ve intikam duygusu o kadar büyük olmuştur ki halk, laik demokratik rejime sadakatından tam emin olmadığı bir partiyi tek başına iktidara getirmiştir. AKP şimdi halktan aldığı yetkiyi doğru okuyarak yolsuzlukların üzerine cesaretle yürüdüğünü göstermeye çalışıyor. Ama merak edilen sorular vardır:
Çıkarılan yasalar, Uzanlar'ı ve Cem Uzan'ın partisini tasfiye etmekle sınırlı bir amaca mı hizmet edecektir? Bu operasyonun sağlayacağı halk desteğini iktidar, varlığından şüphe edilen gizli gündemi için mi kullanacaktır?
Merhamet sömürüsü
Yasalar, benzer durumdaki kişi ve gruplara işlemezse, kendisini siyasi İslâm'a adamış insanlar bürokrasinin en tepe noktalarında oturmaya devam ederse, milletvekili dokunulmazlığını sınırlama taahhüdü yerine getirilmezse, gerçek bir temizlikten söz edilemez. Adaleti ve eşitliği sağlamak iktidarın hedefi olmalıdır. Başlarına geleni Uzanlar hak etmiştir. İmarbank'ta 6,5 milyar dolarlık mevduat yok edilmiş, geri ödeme niyeti gösterilmemiş, ellerindeki medya terör ve şantaj aleti olarak kullanılmıştır. Yasal tedbire rağmen grup şirketlerinden 3 ayda 40 milyon doların kaçırıldığı tesbit edilmiştir. Cem Uzan, maaş alamadıkları için açlık grevine giren medya çalışanlarına niçin o 40 milyon doların 1-2 milyonunu vermedi? Çünkü halkın merhamet duygularını sömürmek işine geliyordu. Acıma duygusunu hiç hak etmiyor..
İftiralara tedbir gerek
Adalet Bakanlığı şimdi yeni bir tasarı hazırlıyor. Yolsuzluk suçuna alet olanlara ihbar koşulu ile af ve büyük ceza indirimleri gelecek. Buna "muhbiri teşvik yasası" da diyebiliriz. Hortumculuk diye anılan faaliyete bulaşıp da pişman olmuş kişilere sunulan bu fırsat, devletin elini güçlendirebilir. Batı'da uygulaması vardır ve sonuç alındığı da görülmüştür. Fakat dikkat, yaşadığımız ahlâk erozyonu yüzünden yeni bir terör doğabilir. Ticari rekabet uğruna namuslu insanlara iftira atılabilir. Bu isimler medyaya sızdırılır ve toplumsal linçin kurbanı durumuna düşebilir. Yasayı yapanlar, kışkırtıcı ajan terörüne karşı baştan tedbir almalı, iftira suçu bu yasada özel olarak tarif edilip ağır bir yaptırıma bağlanmalıdır. Yolsuzlukla mücadele, Mısırlı komandoların hava korsanlarını uçaktaki bütün yolcularla birlikte öldürmesine benzemesin!
İlle adalet!
Ahlâkı yitmiş bir ekonomik düzenin felâketli maliyetini merak edenlere Türkiye'nin macerası ibret olacaktır
Haberin Devamı

