Yakın tarihin en çok zaman ayırarak gitmemiz gereken seçimine paldır küldür gidiyoruz!
Laik rejimin geleceği ile ilgili kaygılar var. Türkiye seçimden Cumhuriyet mitinglerinin verdiği güven duygusunu sandığa onaylatarak çıkmalıdır.
Bunun şartlarından biri, propaganda dönemindeki tozkoparan fırtınasında halkın önünü görmesine yardımcı olmaktır.
Gürültülü bir sis perdesi olacak; görevimiz, arkasında ne var, onu doğru aktarmak.
Seçim anketlerinin iki amacı oluyor. Biri halkın eğilimini yansıtıyor, öteki ise halkı yanıltarak yönlendiriyor. Güdümlü anketlerin yaratacağı oy sapmalarının vebali büyüktür. Araştırmacılık mesleğine ihanettir. Ve dünyanın her yerinde böyle ihanetlerden para kazananlar çıkabiliyor.
Bir seçimlik ömürleri oluyor ama o vurgun bile yetiyor!
Dört parti girince...
VATAN olarak biz sadece gerçeğin peşindeyiz. Bağımsız kimliğimize beslenen güven bize, ahlâki zaafların zirve yaptığı seçim döneminde okurlarımızı hesaplı şaşırtmalara karşı koruma görevi yüklemektedir.
Seçimimizi bu bilinçle yaptık. ESTİMA’nın 22 Temmuz’a kadar yapacağı altı anket toplumdaki eğilimi ve dönemsel değişimleri VATAN okurları için saptayacaktır.
Dün ilk araştırma geldi. Eğilim değişmezse 4 parti meclise girecektir. AKP oyların yüzde 29.6’sını, CHP yüzde 19.2’sini, DYP ile Anavatan’ın oluşturduğu DP yüzde 15.3’ünü, MHP de yüzde 10.3’ünü almıştır.
Genç Parti niçin yüzde 8.7 gibi boyundan büyük bir güç yansıtıyor; halâ seçim vaadlerini belirlememiş ve lider eksiğini keşfedememiş partiler buna bir mim koymalı!
Koalisyonun dönüşü
Araştırma 22 Temmuz’a tam yansıyacak olursa koalisyonlar dönemi yeniden açılacaktır. Bu tabloda en akla yakın hükümet ortaklığı AKP ile DP arasında gözüküyor.
Tabii ki daha işin çok başındayız. Son bir ayda AKP seri yenilgilere uğradı.
Cumhurbaşkanını seçemedi, genel seçim tarihini öne aldı, mitinglerde milyonlarca vatandaş tarafından laik cumhuriyete dost olmayan bir parti olarak suçlandı, Genelkurmay’ın muhtıra tonundaki açıklaması seçmen üstünde etkileyici oldu, merkez sağ ve soldaki bütünleşme çabaları, eğilimlerde değişimler yarattı.
Seçim ortamında iktidar partilerinin avantajı daha fazladır. Çünkü devletin başında olanların dedikleri daha inandırıcı gelir insanlara. Bir de Tayyip Erdoğan’ın lider olarak farkı, kampanya başladıktan sonra tabloyu değiştirmeye aday olacaktır.
Muhalefet, marifet
Muhalefetin yaratıcılık ve çalışkanlık performansını bilmiyoruz.
Hiç bir oyun boşa gitmesine izin vermecek şekilde bloklar oluşturmayı başarabilecekler mi?
İşsizlik ve yoksulluğun sebebi olan yolsuzlukların hesabını sorabilecekler mi?
Dinci kadrolaşmayı ve çocuklarımıza yönelik gerici eğitim kuşatmasını etkili biçimde teşhir edebilecekler mi?
Yakın ve orta vadeli güçlü çözüm programları açıklayabilecekler mi?
Merkez sağ hemen, CHP yandaşları ise Baykal’dan sonraki liderlerini bu kampanyada görebilecekler mi?
AKP’nin karşısındaki partiler, cumhurbaşkanlığına övünerek gösterebilecekleri adaylar bulabilecekler ve ilân edebilecek mi?
Seçim kumar değildir.
Çalışan, hak eden kazanır!
İlk sandık açıldı
Haberin Devamı

