AKP iktidarı ne yapmak istiyor? Merkez Bankası'nı işgal etmek uğruna geleceği kumara mı yatırıyor?
Merkez Bankası'nın bağımsızlığını özenle taşımak yalnız Süreyya Serdengeçti ve ekibini değil bu bağımsız kimliğe saygı gösteren hükümeti de başarılı ve itibarlı kılmıştır.
İktidar övündüğü basanların en büyüklerini Serdengeçti ve ekibine borçludur.
İyi giden ve kendisine başarı üreten bir işleyişi siyasi iktidar niye bozsun?
Pek çok çevre bu mantıktan hareketle AKP'nin Serdengeçti'yi bir dönem daha işinin başında kalmaya ikna edeceğini bekliyordu. Öyle olmadı.
İktidar ideolojik bir hedefmiş gibi Merkez Bankası'na saldırdı. Saldırdı diyoruz çünkü kadro değişikliğinde standart kriterler geçerli olmadı, İslâmi görüşler ve yaşam biçimi tercihleri belirleyici oldu.
Umarız bu hatalı politikalar güven duygusunu aşındırarak ekonomik istikrara zarar vermez.
Türban gösterisi
Serdengeçti hiçbir partinin adamı değil, bürokrat tanımına iyi anlamda örnek bir Merkez Bankası Başkanı idi.
Şimdi onun yerinde, Devlet Bakanı Babacan'a danışman olduktan sonra eşi başını kapatan Erdem Başçı oturuyor. Kararnamesi Çankaya'da bekliyor.
Cumhurbaşkanı, eşin örtünmesini yükselme şartı haline getiren AKP kriterine alet olmak istemeyecektir. Büyük ihtimalle onayı vermeyecek, bu yüzden de eleştirilecektir. Ama asıl iktidara sormak lâzım:
Türban, Merkez Bankası ile oynayıp ekonomik istikrarı riske atacak kadar önemli miydi? Tren mi kaçıyordu? Tatmin arayacak başka bir yer bulamadınız mı?
İktidarın başkan yardımcılığı için belirlediği iki adaydan biri, seçici iradenin akıl sağlığı ile ilgili şüpheler uyandıracak niteliktedir.
Banka meclisi üyesi olan İbrahim Turhan, düzen değişikliği öneren bir partinin lideri olabilir ama IMF ve Dünya Bankası ile ahenk içinde çalışmak zorunda olan bir makamın adamı olamaz.
İslamcı ise tamam
İsterseniz Boğaziçi Yöneticiler Vakfı'nın bir toplantısındaki konuşmalarından fazla aşın olmamasına özen göstererek seçtiğimiz bazı alıntılar aktaralım, buna siz karar verin:
"Kardeşim ne piyasası? Piyasa dediğin şey nedir ki?"
"Özelleştirme denilen şey problemdir, liberalleşme dediğiniz şey problemdir."
"İslâm'a bir iktisadi model tasarlayacakken ekonomiden faizi çıkardık, İslâmi ekonomi oldu yanlışına düşmemek lâzım."
AKP'nin bu tayin için yaptığı tercih aslında kendini inkârdır. Çünkü başkan yardımcısı koltuğuna getirmek istediği kişi doğru bir secimse AKP hükümet programında ve seçim beyannamesinde milleti kandırmıştır.
"Hayır kandırmadım" diyorsa Merkez Bankası'nda yapmaya çalıştıklarından vazgeçmelidir.
İktidarın uzun zamandır gizlemeyi başardığı ideolojik tutkular kontroldan çıkmış görünüyor.
Bu tablo, AKP'nin gizli ajandasında yeni bir aşamaya geçildiğini mi işaret ediyor?
İktidar tekledi
AKP iktidarı ne yapmak istiyor? Merkez Bankası'nı işgal etmek uğruna geleceği kumara mı yatırıyor?
Haberin Devamı

