İktidar kaybetti!

Haberin Devamı

Dünyanın en tuhaf
1 Mayıs bayramı dün İstanbul’da yaşandı.
Bayramı hak edenler değil, onlara günü zehir edenler kutlama (!) yaptılar.
Dünyanın tüm büyük kentlerinde olduğu gibi simgesel bir meydanda toplanmak isteyen emekçilere hükümet karşı çıktı. Polis, asker yolları kapadı.
Zorlamak felâkete davetiye çıkarmak olurdu. Kan dökülür ve yağma ortamı doğarsa masum insanlar zarar görürdü.
Sendikalar yaptıkları bir-iki zorlamaya polisin verdiği acımasız tepki karşısında korkuya kapılarak iptal kararı aldılar.
Bu bir yenilgi ise hangi tarafın yenilgisi?
Emekçi kitleyi bayramı kutlama hakkından vazgeçmeye polisin copu ve biber gazı değil PKK’nın provokasyon hazırladığı yolunda yapılan resmi uyarılar mecbur etmiştir.
Hiçbir sorumlu sendikacı masum insanları terörün pusu kurduğunu devletin ihbar ettiği meydana sürükleyemezdi.
Ama önümüzde şöyle bir terslik duruyor:
Yalan ihbar da provokasyondur. Dün 1 Mayıs’ı zehir etmeye değecek bir tahrik eylemi yaşanmadı. Halk düşmanı örgütler bunu Taksim dışında da yapabilirlerdi ama olmadı.
Devleti yönetenler bir yıl sonrasının 1 Mayıs’ına başka türlü hazırlansınlar.
“Velev ki ihbar olsa” Cumhuriyet Bayramı’nı da mı yasaklayacaklar?
DİSK Başkanı Çelebi AKP’nin iki yüzlülüğünden yakınırken doğru bir noktaya işaret ediyordu: Hak ve özgürlük dendiği zaman iktidarın aklına türbandan başka bir şey gelmiyor.
Asıl büyük yenilgiyi AKP almıştır. Dünkü duygusuzluk AKP’ye baştan beri destek veren demokrat aydınları korkuya düşürmüştür.
Onlar AKP’nin masumiyetine tanıklık ederek meşruiyetine de katkıda bulunuyorlardı.
Böyle giderse, iktidarın midelerinden yakaladığı sahte solcular dışında bu kitleden geriye kimse kalmayacaktır!

*****


Olmaz deme!

Katar ortaklığı ile Sabah-atv’yi alan Çalık Grubu var ya; özelleştirilmeyi bekleyen Halkbank’ı da almayı düşünüyormuş.
Haber bu işlerde uzman bir internet sitesinde çıktı. Grubun yetkilisi “Ancak” demiş “Halk Bankası tek başına teklif vermemiz için çok büyük. Yabancı bir banka ile ortak hareket edebiliriz.”
Estağfurullah!.. Başbakan’ın damadının başında bulunduğu grubun gücüne, yeteneğine sınır koymak yakışık alır mı?
Sabah-atv için de “Çok büyük” deniyordu. Ne oldu?
Devletin iki bankası 750 milyon doları “en kıyak şartlarla” verdi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan Katar Emiri’ni bin bir rica-minnet ikna etti ve iş bitti.
Aynı siyaset, yani “Ali’nin külâhı Veli’ye Veli’nin külâhı Ali’ye” yöntemi yine çalıştırılabilir.
Nasıl Halkbank’ın parası ile Sabah-atv’yi aldılar, Ziraat Bankası’nın parası ile de Halkbank’ı alırlar.
Allah “Yürü ya kulum” dedi bir kere!

DİĞER YENİ YAZILAR