İkna zirvesi!

Türkiye'nin mecburiyetini sade ve öz açıklayan en net sözleri Orgeneral Büyükanıt söyledi: "Irak'taki yangına bigâne kalamayız."

Haberin Devamı

Türkiye'nin mecburiyetini sade ve öz açıklayan en net sözleri Orgeneral Büyükanıt söyledi: "Irak'taki yangına bigâne kalamayız."

Bu mecburiyetin Genelkurmay İkinci Başkanı tarafından teslim edilmesi önemlidir. Çünkü riskin en yakın ve en büyük olanı ile onlar yüz yüze gelecek.

"Mehmetçik'i ateşe atmayalım" diyenler, sömürü cephaneliği ile küçük politika yapıyorlar. Onların sırtında yumurta küfesi yok. Irak'ın yeniden yapılanmasında Türkiye saf dışı kalırsa, PKK'ya karşı ABD ile işbirliği fırsat kaybedilirse, Amerika ile ilişkiler iyice bozulursa, onlar muhalefet olarak davacı olacaklardır.

Asker gidip de kaçınılmaz sıkıntılarla karşı karşıya kaldığında yine haklı çıktıklarını söyleyerek iktidara yükleneceklerdir.

O nedenle asker gönderme kararının "kim ne der?" hesabında barınan tuzaklara aldırmaksızın verilmesinde zorunluluk vardır.

Kaçınılmaz an geldiğinde "Ya vuramazsam" diye ateş etmekten vazgeçemez insan. Çünkü o zaman yapamadığınız atışların hepsini ıskalamış olursunuz.

BM Temsilcisi mi?
Ortadoğu'yu bekleyen yeni düzenlemenin baş aktörleri arasında yer alıp almamak, Türkiye'nin kaderine hükmeden insanların kişisel tercihlerine bağlı kalamaz. Tarih de, istikbal de Türkiye'yi mecbur ediyor.

Bu gerçeği siyasi iktidar da, askerler de görmüştür.
Cumhurbaşkanı bu tür kararları verirken sorumlu hükümetin, askerin ve Dışişleri'nin eğilimini belirleyen gerekçeleri dikkate almak, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını her şeyin önüne koymak zorundadır. BM kararı yok diye Türkiye'nin ulusal menfaatleri için zorunlu bir adımdan vazgeçmesi düşünülemez.

Çünkü bu, egemenlik hakkımızı BM Güvenlik Konseyi'ne devrettiğimiz anlamına gelir.

Dün Çankaya'da Irak zirvesi yapıldı. Medyaya bu toplantı "Sezer'i ikna zirvesi" nitelemesiyle yansıdı. Sezer bundan dolayı üzülmelidir. Sezer Birleşmiş Milletler Temsilcisi mi ki onu ikna etme mecburiyeti olsun?

Meclisi ikna edin
Bu toplantıda Irak'a asker göndermek, uluslararası yasallık açısından değil, sadece Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarları açısından değerlendirilmeliydi.

Zirveye katılanlar Sezer'e şunu sormalıydı:

"Uluslararası yasallık bir yana, Irak'a asker göndermenin Türkiye'nin ulusal çıkarları için şart olduğuna inanmıyor musunuz?"

Karara Cumhurbaşkanı'nın karşı olmaması tabii ki önemlidir. Ama şart değildir.

Çünkü ulusal egemenliği Meclis temsil ediyor. Nihai kararı da o verecek.

Her şeyden önemli olan, o karar için Meclis'e gidene kadar Türkiye'nin hak ve menfaatlerini garantiye alan, risklerini azaltan, görev tariflerini tam yapan anlaşmanın Amerika ile yapılmasıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR