İkisi de aynı kavga gereksiz

Haberin Devamı

Taksim’in kaderini belirleyecek olan halk oylaması da belli ki başımızı ağrıtacak.

Siyasetin aktörleri enerjilerini sorun çözmeye değil, sanki bir hafta sonra seçim varmış gibi cadı kazanları kaynatmaya harcıyorlar.

Bu işi plebisit mi, yoksa referandum mu çözecek?

Partiler kolayca tahmin edileceği gibi bu meselede de hasım taraflar olmuş mevzilerini kazmaya başlamışlardır bile.

Halbuki havanda su döverek vakit öldürdüklerini bir telefonla öğrenebilirler.

Tanınmış Anayasa uzmanı Prof. Erdoğan Teziç iki sözcüğün de halk oylamasına dayanan eş anlamlı kavramlar olduğunu, onları birbirlerinden ayıracak hukuki bir kriter bulmanın kolay olmadığını anlatıyor.

Prof. Teziç “Referandum kurumlara ilişkin bir halk oylaması olmasına karşılık plebisit belli bir kişisel politikanın oylanmasıdır” dedi.

Taksim Meydanı’na Topçu Kışlası yapma fikrini halk oyuna sunmak istediğine göre Başbakan tercihini plebisitten yana kullanmıştır.

Her gün siyasi kutuplaşma tırmanıyor.

Bu basit sorunun bile ateş saçan tartışmalara yol açmasına izin verilmemelidir.

Halk oylamasında referandum plebisitten daha iyidir.

Ama halka sorulacak soru formüle edilirken zeminin yönlendirmelere karşı dayanıklı olmadığını bilmek gerekiyor.

O nedenle en adil ve acil çözümün masada müzakere ile sağlanacağına inanmaktan vazgeçmemek lâzım!

Şaşırt bizi Allah’ım

Sağlık Bakanlığı’nda Gezi Parkı eylemlerinde yaralananları tedavi amacıyla gönüllü hizmet sunan sağlıkçıların listesi çıkarılıyormuş...

Bakanlık başdenetçisi, İstanbul Tabip Odası Başkanlığı’ndan gönüllü revirlerde kimler görev üstlenmiş; bunların yetki ve ünvanları nedir; bildirilmesi talep ediliyor.

Şimdi bu sağlıkçıların cezalandırılmak için değil, hak ettikleri övgü ve ödülleri kendilerine sunmak için adreslerine ihtiyaç doğduğu yolunda bir açıklama duysak ne kadar hoş ve şaşırtıcı olurdu; değil mi?

Şaşırt bizi Allah’ım!..

Sevgi ve ümit üresin

İktidar partisi hafta sonunu Ankara ve İstanbul’da yapacağı mitinglerle değerlendirecek.

Gezi Parkı eylemlerinde toplanan kalabalıkların AKP üstünde olumsuz etki yaratmadığını göstermenin bir yöntemi bu mitingler. Bir misilleme..

Gezi Parkı protestolarına 100 bin kişi katıldıysa AKP’nin 1 milyon toplayacağı iddiasına ispat girişimi.

Gelecek yılın Mart’ında yapılacak seçimin propaganda kampanyasını şimdiden açmak mantıkla bağdaşmaz.

Başbakan hiç değilse kutuplaşmayı tahrik etme yanlışından sakındığını göstermelidir bu mitinglerde.

İnsanlar nefretle değil sevgi ve ümitle dönsün evlerine.

DİĞER YENİ YAZILAR