Baykal, çarşafa dolaştığının farkına vardı. Dünkü sözleri kurtulma çırpınışı gibiydi.
Ama siyasette bazı hamleler partiyi batağa çeker. Çırpındıkça daha çok batarsınız.
Mesela Baykal’ın dünkü sözleri...
“Her insanın kılığını kıyafetini devlete meydan okumak diye anlamak, bir saplantının sonucudur.”
“Örtülü bir kişinin laik cumhuriyete karşı çıktığını kabul etmek Türkiye gerçekleriyle bağdaşmaz.”
“Niye bu kişileri (çarşaflılar) partiye aldın? Alacağım kardeşim alacağım... Atatürk’ü seviyorsa, laik, demokratik cumhuriyete itiraz etmiyorsa, samimiyetle CHP’ye girmek istiyorsa başımızla birlikte.”
“İnsanları kılık kıyafetine göre yeniden tasnif mi edeceğiz? Türkiye’yi zaten bölmüşler, bir de biz mi böleceğiz?”
“Âşık Veysel ölmeden Atatürk’le buluşmak istedi. Ama gidemedi. Çünkü Bulvar’a çıkmasına izin vermediler. Bu tek parti zihniyetini 2009’a girerken biz mi uygulayacağız?”
Pişmanlık gibi...
Bu sözler Milli Görüşçü Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’yi kurarken bir gece içinde geçirdiği mucizevi değişime tur bindirir.
Evet ilk bakışta ermişlere özgü kerametleri hatırlatıyor ama içi boş!
Çünkü Baykal, Erdoğan gibi yalnız gömleğini çıkarmıyor, aklını da çıkarıp başka bir akıl koyuyor yerine.
Yeni bir vizyona kavuştuğunu söylemekle kalmıyor, eskiden savunduğu değerleri kötülemek için önce onları bozuyor, sonra hidayete ermiş günahkârlar gibi pişmanlık sergileri açıyor.
Düne kadar çarşaflılara gerçekten böyle mi bakıyordu?
Bölgesel kültürün yansıması olan örtüleri tasnife tabi mi tutuyordu?
Çarşafı aklamak şimdi tek parti zihniyetinden arınmak mı oluyor?
Bu söylenenler boş lâftır. Özel yaşam alanında olsun, sokakta olsun bir örtünme sorunu bulunmuyor Türkiye’de.
Dini simgeler, laik devletin bir gereği olarak kamu alanına sokulmuyor o kadar.
Yarın seçim meydanında AKP sözcüleri “Bırak bu palavraları Baykal Bey kızların üniversiteye türbanla gitmelerini önleyen yasağı kaldırmaya var mısın, yok musun ondan haber ver” dedikleri zaman ne diyecek?
“Atatürk’ü seven türbanlılara ve çarşaflılara giriş serbest” mi diyecek?
Kılıçdaroğlu yeter
Baykal elbette Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını yok sayıyor olamaz ama konuşmaları öyle bir umudu belli çevrelerde uyandırabilir.
Ve bu da din istismarı olur.
Çarşaf istismarının CHP’ye yaradığını zannedenler bizce yanılıyor. Anketler AKP oylarında düşüş gösteriyor ama sebebi CHP’nin çarşaf pişmanlığı değildir.
Asıl sebep krizin etkileri, işsizlik, bir o kadar da Dişli olayı ve Deniz Feneri ile tavan yapan yolsuzluklardır.
CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun açtığı cephede hızlı bir ilerleme sağlamış giderken Baykal’ın çarşafı ile ikinci cepheyi açtı. Burada ilerleme sağlaması mümkün değildir. Hatta öteki alana zarar verme riski vardır.
CHP’nin çarşaf cephesini kapatıp tüm gücünü Kılıçdaroğlu’nun etkili olduğu zemine yığması çok daha akılcı bir tercih olur.
Muhafazakâr kitle ile barışmanın zararı yoktur. Ama şu şartla:
AKP seçmenine davetiye çıkarırken CHP’nin gerçek seçmenini sandığa gitmekten vazgeçirtecek kadar ölçüyü kaçırmayacaksınız.
Baykal bu sınırı zorluyor!
İkinci cephe
Haberin Devamı

