İki sebebi var

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan birinci kabinesini, Sezer’den görevi aldığının üçüncü gününde kurmuştu.

Dün Çankaya’dan ikinci kabinesi için yetkiyi aldıktan sonra gazetecilere o kadar aceleci davranmayacağını ima etti. Anayasal takvimi kullanmaya dikkat edecekmiş.

Anayasa yeni hükümeti oluşturmak için 45 gün süre tanıyor. Yani 20 Eylül’e kadar zamanı var.

Erdoğan’ın bu süreyi kullanmak istemesinin bir değil iki nedeni var.

Çok tekrarlanan sebep, AKP oyları ile seçilecek yeni cumhurbaşkanının sağlayacağı garantiden yararlanmak. Çünkü Sezer’in vetoları daha önceki kabinede bazı yer değiştirmeler yapma mecburiyeti doğurmuştu.

Meclis Başkanı seçildikten sonra cumhurbaşkanı seçimi takvimi işlemeye başlayacak. AKP oyları üçüncü turda seçimi sonuçlandırmaya yettiğine göre ağustos bitmeden yeni cumhurbaşkanının Çankaya’ya çıkması imkânı vardır.

Erdoğan’ın acele etmemesinin daha önemli sebebi, Gül’ün durumunun kesinleşmesini beklemek ihtiyacı içinde olmasıdır.

AKP politikalarına angaje olmadan salt sağduyu ile şartları değerlendirenler, iktidar partisinin Abdullah Gül üstünde ısrarcı olmaması gerektiğini söylüyorlar.

Ama Başbakan Erdoğan bu rahatlığa sahip bulunmuyor. Bakanlar Kurulu listesini Çankaya’ya vermeden önce Gül’ün ne yapacağını, ne olacağını görmek istiyor.

Seçimdan sonra Gül’ün aday olduğu dönemin kapandığını ve adayın uzlaşı ile seçileceği yeni bir dönemin açıldığını ima etti fakat Abdullah Gül, kendisine feragat yükleyen bu imalı çağrıya olumlu cevap vermedi.

Hatta tersine Çankaya’ya çıkma isteğinin devam ettiğini yeteri kadar açık şekilde belli etti.

Liderliğin paylaşılması mı, yoksa tek başına kullanılması mı gerektiği konusunda çok zor bir soru Tayyip Erdoğan’ın önünde duruyor.

Vereceği sınav, sadece ülkenin değil kendi liderlik kariyerinin de geleceğini tayin edecek.

*****

Sorun PKK’dan önce ABD

Irak Başbakanı Nuri El Maliki bugün Ankara’ya geliyor.

Türkiye’nin PKK’ya karşı harekete geçilmesi için Bağdat yönetimini “son kez” uyaracağını dünyanın bütün başkentleri biliyor.

Ama bakıyoruz dünkü Washington Post’a ABD eski Ankara Büyükelçisi Abramowitz bir demeç vermiş ve Amerika’nın PKK’ya karşı eylem yapması için Kürtlere baskı yapmasını salık vermiş, aksi halde bunu Türkiye’nin kendi başına yapacağı uyarısında bulunmuş.

Eski büyükelçi Türkiye’nin haklı isyanını seslendirme görevini üstüne alırken, Irak’taki Amerikan kuvvetlerinin komutanı General Fallon, Irak Başkanı Maliki’ye Ankara’da ne söylemesi gerektiğini süfle etmiş:

“Irak’ta yeni bir cephe istemiyorum. Böyle bir durumda Irak ordusundaki Kürtler büyük gruplar halinde orduyu terk edip karşı tarafa geçebilir!”

Geçen gün Post’un köşe yazarı Novak, bugün eski büyükelçi Abramowitz ve General Fallon...

Amerika’nın diplomasi makinesi galiba dostlarını oyalayıp kazıklamaya yarıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR