İki önemli hamle

Avrupa Birliği hedefini canlandıran her hamleyi desteğe lâyık buluyoruz. AKP iktidarı sık sık "suni gündem"lerle yıpratıldığından şikâyet ediyor. Bu kusuru başkalarında aramasınlar; suni gündemleri zorlamalar yaratmıyor. AB hedefi ihmale uğradığı zaman kendiliğinden ortaya çıkıyor

Haberin Devamı

Avrupa Birliği hedefini canlandıran her hamleyi desteğe lâyık buluyoruz.

AKP iktidarı sık sık "suni gündem"lerle yıpratıldığından şikâyet ediyor. Bu kusuru başkalarında aramasınlar; suni gündemleri zorlamalar yaratmıyor. AB hedefi ihmale uğradığı zaman kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Ankara dün iki önemli hamle yaptı. Bunlardan biri Kıbns için önerilen eylem planı idi. Dışişleri Bakanı Gül, Türk limanlarının Rum gemilerine bu planın kabul edilmesi halinde açılacağını bildirdi.

Kuzey Kıbrıs'a yönelik izolasyonlar kaldırılmadığı takdirde Türkiye'nin Gümrük Birliği ek protokolünü meclisten geçirmeyeceği böylelikle resmen ilân edilmiş oldu.

Zaten hiçbir hükümet Kıbrıs'ta bir şey almadan yeni bir şey veremez.

Barışçı görünmek
Aslında Ankara bir şey vermiyor, sadece Kıbrıs'taki referandumla elde erliği "iyi niyetli taraf" özelliğini cilalıyor.

Eğer başarabilirsek Kıbrıs Rum yönetimini Türkiye'nin iyi niyet taşıdığına dair yaratılacak olan inancın baskısı masaya oturmaya zorlayacaktır.

Ankara'nın hamlesini işte bu nedenle ingiltere Dışişleri Bakanı Straw'un Kıbns ziyaretiyle birlikte okumak lâzım. İngiltere Dışişleri Bakanı'nın KKTC Cumhurbaşkanı ile makamında görüşmesi, belki Rumlara bir gerçeği öğretecektir.

Uzlaşmama inadının bir şey kazandırmadığını bizim gibi onlar da bir gün görecekler.

AB yolunda en az Kıbrıs planı kadar önemli bir hamle Adalet Bakanlığı'ndan geldi. Bakan Çiçek'in imzasıyla yayınlanan genelge ile Orhan Pamuk tecrübesinde yaşanan olumsuzlukların tekrarına karşı savcılar uyarıldı.

Çerçeve genişledi
Genelge, ifade özgürlüğünün kırıcı, şoke edici veya rahatsız edici görüş ve düşünceler için de geçerli olduğunu hatırlatıyor. Çünkü AİHM ifade özgürlüğünün sınırlarını çok genişletmiştir.

Pamuk hakkındaki davanın düşürülmesinde bilinçli bir eylem zinciri seziliyor olsa da asıl neden, suç sayılan ifadenin AİHM ölçülerine göre suç olmaması gerçeğidir.

Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu savcılardan takdir haklarını kullanmalarını, yeterli delil yoksa dava açmamalarını istiyor. Çünkü mahkemeleri en çok "açmış olmak için açılmış davalar" işe boğuyor.

Sonunda düzeltsek de özgürlükle ilgili eski ölçüleri uygulamanın maliyeti ağır:

1. "Türkiye'ye yine boyun eğdirdi" diye halkta AB karşıtlığı artıyor;

2. Beraatle sonuçlanacak suçlamalar yüzünden durduk yerde ucuz kahramanlar yaratılıyor.

Dışarda ihtilâf çözücü, içerde özgürlük genişletici iki hamle de olumludur.

DİĞER YENİ YAZILAR